|
Sanat 24.11.2005 - netyorum.com / Sayı: 164
9. ULUSLARARASI İSTANBUL BİENALİ’NİN
KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ “İSTANBUL”

9. Uluslararası İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi
küratörler Charles Esche ve Vasıf Kortun tarafından 26 Ekim Salı günü The Marmara
Oteli’nde yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı.
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından 16 Eylül – 30 Ekim 2005 tarihleri
arasında düzenlenecek olan 9. Uluslararası İstanbul Bienali, tarihinde ilk kez iki
küratörün ortak çalışmasıyla gerçekleşecek.
9. Uluslararası İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü Van Abbemuseum Direktörü
Charles Esche ve Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi Yöneticisi Vasıf Kortun
üstleniyor. Küratör asistanları November Paynter ve Esra Sarıgedik olacak.
Esche ve Kortun Bienal’in kavramsal çerçevesini oluştururken İstanbul’un kendi
bağlamından çoğalan, çok katmanlı yapısı üzerine yoğunlaşıyorlar. 9.
Uluslararası İstanbul Bienali’nin başlığı öncelikle, hem varolan kentsel mekâna,
hem de bu kentin dünya için taşıdığı anlamın imgesel gücüne işaretle
“İstanbul” olacak.
Bienal; konukları için, “İstanbul”un bir metafor, bir öngörü, yaşanan bir
gerçeklik ve bir esin kaynağı olarak anlatacağı öykülerin zengin bir tarihin ve
sınırsız olanaklar evreninin kapılarını aralamayı amaçlıyor.
9. Uluslararası İstanbul Bienali mekan olarak İstanbul’un tarihi yarımadasındaki
yapıları kullanmayacak. Bienal bu kez; günlük olan, modernitenin fiziksel tortusunun
ve tüketim-merkezli bir ekonomik sisteme geçişin izlerini buluşturan mekanları
yeğleyecek.
9. ULUSLARARASI İSTANBUL BİENALİ İLE EINDHOVEN VAN ABBEMUSEUM’DA EŞZAMANLI
SERGİ
9. Uluslararası İstanbul Bienali’nin getirdiği bir yenilik; hem İstanbul’da, hem
de Hollanda’nın Eindhoven şehrindeki Van Abbemuseum’da eşzamanlı olarak
gerçekleşecek olması. İstanbul Bienali’ne paralel bir proje olarak planlanan
Eindhoven Sergisi, kimi sanatçılarını 9. Uluslararası İstanbul Bienali ile
paylaşırken kimi sanatçılarını İstanbul Bienali’nin tarihçesinden seçerek,
“başka bir yer, başka bir mekân” düşüncesini uluslararası bir sanat müzesi
bünyesinde tüm karmaşıklığıyla canlandıracak. Böylece, akışkan/geçici bienal
sergisi ile durağan/kalıcı müze bağlamı arasındaki hiyerarşi konusunda da yeni
sorular ortaya atılacak.
SANATÇILAR VE ESER SEÇİMİ
9. Uluslararası İstanbul Bienali’nde bu kez daha az sayıda sanatçı olacak. Esche ve
Kortun öncelikle Türkiye’yi çevreleyen bölgenin sanatçıları üzerine
yoğunlaşacak ve davetleri Asya, Avrupa ve ötesine yayılacak.
Esche ve Kortun, 9. Uluslararası İstanbul Bienali’nde sergilenecek eserlerin seçimi
konusundaki yaklaşımlarını şöyle açıklıyorlar: “Sanat eserlerini iki ölçüte
göre seçmeyi planlıyoruz. Öncelikle İstanbul’un kentsel koşulları, tarihi ve
geleceğiyle doğrudan ilgilenen sanatçılara yeni işler sipariş ederek… İkinci
olarak, İstanbul’a bir kontrast oluşturan, veya kenti kuşatan gerçekliğe, bilinçli
bir yabancılaşma tavrıyla yaklaştığına inandığımız çalışmaları seçerek.
Kimi sanatçıları İstanbul’da uzun süre konuk edeceğiz ve bireysel
katılımlarının, diğer sanat bienallerinde olduğundan daha kapsamlı olmasına gayret
edeceğiz”.
Küratörler çalışmalarını sanatçı dosyaları üzerinden değil, hem yurtiçinde
hem de yurtdışında daha geniş kapsamlı bir araştırma süreci deneyimleyerek
gerçekleştirecekler. Planlanan sergi yapısı gereği sanatçılardan tanıtım
dosyaları yerine; doğrudan Bienal’in kavramsal çerçevesiyle ilgili proje önerileri
İstanbul Bienali’nin ist.biennial@istfest.org veya İKSV İstiklal Caddesi No : 146
Beyoğlu – Taksim adreslerine ulaştırılacak.
9. Uluslararası İstanbul Bienali’ne davet edilecek sanatçılar ve projeleri 2005
Şubat ayında kesinleşecek.
9. ULUSLARARASI İSTANBUL BİENALİ KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ “İSTANBUL”
9. Uluslararası İstanbul Bienali küratörleri Charles Esche ve Vasıf Kortun;
Bienal’in kavramsal çerçevesini oluştururken İstanbul’un kendi bağlamından
çoğalan, çok katmanlı yapısı üzerine yoğunlaşıyorlar. 9. Uluslararası İstanbul
Bienali’nin başlığı öncelikle, hem varolan kentsel mekâna, hem de bu kentin dünya
için taşıdığı anlamın imgesel gücüne işaretle “İstanbul” olacak.
Bienal; konukları için, “İstanbul”un bir metafor, bir öngörü, yaşanan bir
gerçeklik ve bir esin kaynağı olarak anlatacağı öykülerin, zengin bir tarihin ve
sınırsız olanaklar evreninin kapılarını aralamayı amaçlıyor.
9. Uluslararası İstanbul Bienali mekan olarak İstanbul’un tarihi yarımadasındaki
yapıları kullanmayacak. Bienal bu kez; günlük olan, modernitenin fiziksel tortusunun
ve tüketim-merkezli bir ekonomik sisteme geçişin izlerini buluşturan mekanları
yeğleyecek.
9. Uluslararası İstanbul Bienali birbirine bağlı ama bir o kadar da farklı üç
ölçüt çerçevesinde gelişecek : Öncelikle, İstanbul’un kentsel koşulları,
tarihi ve geleceğiyle doğrudan ilgilenen sanatçılar yeni işler üretmeye davet
edilecek. İkinci olarak, İstanbul’a kontrast oluşturan veya kenti kuşatan
gerçekliğe, bilinçli bir yabancılaşma tavrıyla yaklaştığına inanılan ve kentin
küresel iletişime olan açıklığını yansıtan çalışmalar seçilecek.
Üçüncü olarak da, kentin içindeki farklı kültürel olguları konu alan paralel bir
proje yürütülecek. Şimdilik, “positionings/konumlamalar” adı verilen bu proje,
kentin metaforik haritalarından gezi önerilerine dek türlü biçimlerde hayat bulacak.
Bienal ile eşzamanlı yürütülecek bu projede, bienalde öne sürülen görüşleri
paylaşan ve/veya bu görüşlere yeni bakış açılarıyla yaklaşan, yerel ve
uluslararası belli başlı etkinliklere ve kentte izlenebilecek diğer projelere yer
verilecek.
Charles Esche ve Vasıf Kortun serginin genel yapısını şöyle açıklıyorlar :
“Kimi sanatçıları İstanbul’da uzun süre konuk edeceğiz ve bireysel
katılımlarının, diğer sanat bienallerinde olduğundan daha kapsamlı olmasına gayret
edeceğiz. 9. Uluslararası İstanbul Bienali’nde bu kez daha az sayıda sanatçı
olacak. Bu yıl, sanatçılar birden fazla eser ya da eser dizisiyle bienale
katılabilecekler. Bu şekilde, çeşitliliğe kucak açan tek bir proje kapsamında,
bienale katılan tüm sanatçıların kişisel duruşları daha ayrıntılı ve daha
kapsamlı bir sunuşla, bienal izleyicisine ulaşacak. Bu tarz sergilerde izleyiciyi
fazlasıyla yoran alışılagelmiş süreli video gösterimlerini azaltmayı
düşünüyoruz. Bu şekilde etkileşime girebileceği farklı sanatsal konumlar üzerine
düşünmesi için izleyiciyi yüreklendirmeyi istiyoruz.”
9. Uluslararası İstanbul Bienali’nin getirdiği bir başka yenilikse, hem
İstanbul’da, hem de Hollanda’nın Eindhoven şehrindeki Van Abbemuseum’da
eşzamanlı olarak gerçekleşecek olması. İstanbul Bienali’ne paralel bir proje
olarak planlanan Eindhoven Sergisi, kimi sanatçılarını 9. Uluslararası İstanbul
Bienali ile paylaşırken kimi sanatçılarını da İstanbul Bienali’nin tarihçesinden
seçerek, “başka bir yer, başka bir mekân” düşüncesini uluslararası bir sanat
müzesi bünyesinde tüm karmaşıklığıyla canlandıracak. Böylece, akışkan/geçici
bienal sergisi ile durağan/kalıcı müze bağlamı arasındaki hiyerarşi konusunda da
yeni sorular ortaya atılacak. Bu nedenle, sanatçılar ve eserleri, 21. Yüzyıl’da
sanatın en çok başvurduğu iki aracı kullanarak varlıklarını belli edecek: Bienal
ve Müze. Gelecekte Eindhoven sergisinin diğer kurumlara da taşınmasına yönelik
çalışmalar halen sürüyor.
|