| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Öykülerle Sözcükler" 02.05.2002 Nezih Kuleyin - netyorum.com / Sayı: 108

KIYAFET

Kıyafet sözcüğü Türkçe’mizde bazı köklerin çok derinde olduğunu anlamama neden olan bir sözcüktür.

Nurten, bir Kıbrıs gezisinden döndüğünde bana kalın bir ceketlik kumaş getirmişti. Hep hazır giyiniyor olmamdan olacak, hiçbir terziyi yakından tanımam. O zamanlar çalıştığım şirketin Genel Müdür Yardımcısı bana çok ünlü olduğunu söylediği bir terzi önerdi.

Terzinin atölyesi Kızılay’da bir binanın üçüncü katındaydı. Bina terzinin ününe göre çok lüks bir bina değildi ama terzi çok ünlüydü gerçekten, provalar için bile randevu almanız gerekiyordu. Daha sonra neden bu kadar ünlü olduğunu bana açıklayacaktı.

İlk provaya gittiğim gün, sıkı bir ölçme işleminden sonra bana dikkatli bir biçimde bakıp “Senin bu ceketi biraz geniş kıyım yapalım” dedi. Ben o yıllarda yetmiş kilo civarında olduğum için iri kıyım sayılmazdım, biir, bol kesim, dökümlü kesim gibi terimler duymuş ama geniş kıyım diye bir tanımlama ile ilk kez karşılaşıyordum ve bu bana oldukça garip gelmişti, ikii.,

Her zamanki meraklılığımla “geniş kıyım terziler arasında yaygın kullanılan bir tanımlama mıdır?” diye sormaktan kendimi alamadım. Çok ayrıntılı bir yanıt bekliyordum ama o bana “geç bunları” gibi bir işaret yaparak o zamana kadar hiç duymadığım ama terzilerin ne kadar hünerli olduklarını anlatan bir fıkra anlatmayı tercih etti. Öğrendim ki bizim terziye çoğu müşteri biraz da bu hoş sohbetinden dolayı geliyormuş ve ününün arkasındaki en önemli faktörlerden biri bu özelliği imiş.

Ama içime bir kurt düşmüştü ve araştırmaya başladım. Bulgularım ilginçti. Kıy sözcüğü kök olarak Türkçe’deki en büyük zenginliklerden birini oluşturuyordu. Kıy, kesmek biçmek anlamında bir köktü ama kıy'dan yaratılan sözcükler inanılmaz geniş bir aile oluşturuyordu.

Kıyma bunların en iyi anlaşılanı idi şüphesiz. Kıyafette aynı kökten türemiş kumaşın kesilmesini betimleyen bir sözcük olarak dilimize girmişti. Terzilik öğrenmek için gidilen kurslar da biçki dikiş kursları değil miydi? Ama iş bununla kalmıyordu. Sokakta oynayan çocukların eline kıymık batıyor. İri yarı adamlar için ise iri kıyım tanımlaması kullanılıyordu. Daha da ileri gidiliyor ve insanlara hak ettiklerinden fazla bir şey yaptığınızda kıyak geçmiş oluyordunuz.

Kıy kökü çok torunlu ama torunları da oldukça ünlü bir dede herhalde diye düşünüyorum. Ama kıyafet, kıyma ile akraba olmaktan memnun mudur bilemem. 

Nezih Kuleyin
e-posta: nezih@semor.com.tr


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
108. Sayı önceki yazı 108. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye