18.07.2002 Cengiz Özder - netyorum.com / Sayı: 114
AVRUPA BİRLİĞİ KONUSUNDA
HALKIMIZIN BİLMESİ GEREKEN
Yine mi AB konusu demeyin. Geleceğimizi birinci derecede
ilgilendiren bir konuda yazmadan olmuyor.
Durumların farkında olanlar için birlik üyeliğinin ne getirip ne
götüreceği konusunda hiç şüphe yok.
Ama konuya siyasi yaklaşanlar, yakın gelecekteki seçimle alakalı
olarak oy kaygısı taşıyanlar, statükocular ve ellerindekini kaybetmek istemeyen
oligarşik yapılar vb. gruplar, halkı sanki AB'ye verilenlerin taviz olduğuna
inandırmaya, böylece AB karşıtı bir cephe oluşturmaya çalışıyorlar. Bu yolda sağ
ve sol muhafazakarların işbirliği yaptığı bile görülüyor.
Bugünlerde, AB karşıtlarının savları içinde bir tanesi dikkatimi
çekiyor.
Biliyorsunuz mümtaz halkımızı özellikle topluluğun bize vereceği
paralar ilgilendiriyor gibi.
Haksız da değiller hani. Topluluğun refahından faydalanmayı kim
istemez ki!
Buna karşılık, AB üyeliğine karşı çıkanlar veya açıkça karşıyım
diyemeyip de "ama!" diyenler şu görüşü öne sürüyorlar:
"AB'nin Türkiye’ye fon ve kaynak aktaracağını zannediyorsanız
aldanırsınız. Bizden bütün tavizleri alacaklar, sonrasında avucumuzu
yalayacağız!"
Bu görüşe karşı, bende diyorum ki; böyle söyleyenlerin
dediklerinde doğruluk payı olmakla birlikte, bize beklediğimiz refah bir
başkalarının hibesi, yardımı ile gelmeyecek! AB ile gelecek disiplinlerle, bu
kaynakları kendimiz yaratacağız! Avrupa’lı bize hibe yapmayacak! Refahı elde
etmenin yolunu yöntemini öğretecek.
Bir anlamda; balık tutmayı öğretecek. Kıssayı bilirsiniz;
"yoksula yiyecek vermekten, kendi yiyeceğini tedarik edebilmesi için balık
tutmayı öğretmek daha olgunca bir davranışdır."
Bu nasıl olacak?
Bizim toplumumuzun zayıf tarafı kurallara alışık olmamasıdır,
kuralsızlığıdır.
Trafiğimizin durumuna bakın; bireylerin trafikteki davranışları,
kurallara uymakta ne derece isteksiz olduğumuzun kanıtıdır.
Halbuki biz Türk toplumu olarak; ne zaman organize olmuşsak, o
zaman ulus olarak parlak dönemler geçirmişizdir.
Ekonomik gelişme, kuralsızlıkla bir arada bulunamaz. Bu sanki
bir doğa kuralıdır. İsviçre, Singapur örneklerine bakınız; toplum iyi
hazırlanmış ve hiç savsaklanmadan uygulanan yasalar sayesinde, yadsınamıyacak
ilerleme sağlamıştır.
Ne yazık ki, düzen açısından, şimdiki durumumuz pek iç açıcı
değildir. Göçebe dönemlerden kalma bazı alışkanlıklar, varlıklarını sürdürmeye
devam etmektedir. Fertler kurnazlığı, dürüstlüğe tercih etmektedirler. Gündelik
çıkarlar, köşe dönücülük, devlet kapısından beslenme beklentisi, az üretmek,
siyasal çıkar beklentileri, eğitimden kaçış, kanunların yeterince uygulanamaması
ve güvensizlik batağında çabalanıp duruyoruz! Varlık, düzensizlikle bir arada
bulunmuyor!
Bize gerekli olan; düzen, disiplin, planlılık, çalışma ve
iradedir.
Topluluğa uyum yolunda çıkaracağımız yasalar ve bunları uygulama
yolundaki kararlılığımız bunları sağlayacaktır. Sonuçta bu disiplinlerin verdiği
enerji ile, yoksulluk zincirini kendimiz, iç kaynaklarımızla kıracağız. Yoksa
kimse bize al sen de kullan diye kaynak akıtmayacak.
Biz hem dilencimiyiz ki, başkalarından para bekleyeceğiz! Ne
yaparsak kendimiz yapacağız. Ama görüyorsunuz, bugünkü çapaçul yapı ile bunları
sağlıyamıyoruz.
Bize tek gerekli olan, uygar dünyanın alt yapısıdır!
Bazılarımıza, Batı’nın davranışları itici mi geliyor? O zaman
gelin, bu bahsettiğim disiplinleri Japonya’dan alalım. Bakın göreceksiniz arada
önemli farklar olmadığını!
Eski alışkanlıklarını bırakmak istemeyenlerin ayak sürümesi
doğaldır. Yüzlerce yılın ataleti bazılarımızın genlerine sinmiş olabilir!
Değişimi kabullenmek kolay değildir!
Kopenhag kriterlerini bu gözle görmekte fayda vardır. Bunları
taviz diye sunanlara aldırmamak gerektir.
Halkının daha mutlu, refah ve güven içinde yaşadığı, adaletin
gecikmediği ve hukukun tam anlamıyla çalıştığı, özgürlük, eşitlik ve
demokrasinin en ileri standartta bulunduğu bir Türkiye’de buluşmak umuduyla!
Cengiz Özder
e-posta:
cozder@yahoo.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|