| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

27.03.2003 Dahlia - netyorum.com / Sayı: 127

GEÇ KALMIŞLIKLAR ÖYLE ZOR Kİ...

- Cennete neler var kızım?

-Hey bir güzel şey var anne, ama palyanço yok, hiç yok...

"Anlayamıyorum abla, nedir bizim kızın bu palyaço düşmanlığı. Bütün çocuklar deli olur palyaçoya, bizimkisi gördüğünde ağlamaya başlıyor. Daha ufak yaşlarında herhangi bir korkutmamız ya da etkileyecek bir anısı da olmadı. Belki de rüyasında etki altında kaldı bilemiyorum... İnanır mısın, eğlence mekanlarına götüremiyoruz. Karşısına palyaço çıkar da yaygarayı basar diye"

O gün daha bir farklı sevmeye başladım 4 yaşındaki Beyzanur'u. Anlıyor gibiydim onu...Tıpkı benim çocukluğum gibiydi. Sevmezdim palyaço ve sihirbazları.

"Anlamalısın" dedim annesine. Sevmemesi normal.

"Peki ama neden"

"Çirkinler de ondan"

Gülüştük...

Palyaçoları gördüğüm zaman yüzlerine çeşit çeşit maskeler takmış insanlar gelir aklıma. Yalancı, düzenbaz, çirkin suretlerini renklerle kapatmaya çalışan insanlar... Boyaları silince kim bilir ne korkunç suret çıkacak altından.

Boyasız sahtekarlar... Görülmez maskeler ardına gizlenmiş sahtecilik adeta meslekleri olmuş insanlar. Etrafımıza baktığımızda her yerdeler. İşte, okulda, arkadaşlıkta, politikada (ki politikanın bir diğer adı da yalan demekmiş), hatta aile müessesesine kadar uzanmış sahtecilikler.

Zengin insanların işi daha da zor. Dikkat ettim de, tek bir dostları yok yanlarında. Olsa bile hep bir şüphe ile yaşadıklarını düşünüyorum. Makam sahibi insanlar da öyle. Yanlarında her zaman dalkavukları var.

Pek çoğumuz aldatılma korkusu ile yaşıyoruz. Öyle çok aldanma ile yüzyüzeyiz ki bir iyilik ya da sıcak bir yakınlık gördüğümüzde acaba altında başka bir şey gizli mi diye düşünmeden edemiyoruz. Acaba neyim için bana yaklaşıyor?

Ya da duygularımıza yakınlaşmalar. Yollarda karda, çamurda dilenen insanları gördüğüm zaman yaşadığım ikilemi anlatmak zor... Bir yandan dilencilerin günlük kazançları bilmem ne kadarı buluyor haberleri, diğer yandan o soğukta titreyen ellerini uzatan insanlar. Hangisi doğru, neye inanmam lazım. Yardım mı etsem? 16 yaşında bir genç yaya geçidinde, elinde "AÇIM" yazan bir karton ile başı önde dururken ne yapmalıyım. Para versem o parayı ne yapacak, tiner mi alacak, yoksa kesici bir alete mi? Yemek versem bir anlık tokluk yaşayacak belki... Peki ya sonra? İş verebilecek imkanım yok. İmkanım olsa böyle bir gence ne kadar güvenebilirim?

Ama bazen de olaylar karşısında donup kalıyoruz. El uzatmak için tam fırsat iken anlık boş bulunmalar bir ömür boyu gözümüz önünden gitmeyecek sahneler bırakıyor bizlere. 6-7 sene kadar önce bir dönerci dükkanı önünden geçerken dükkan önündeki iki kardeşin konuşmaları hala kulaklarımda:

"Abi tadı neye benzer, kokusu kadar güzel midir?"

"sanmam, her güzel kokan lezzetli değil ki, belki de çok biberli bir şeydir"

Neden dönüp ilgilenmedim o çocuklarla? "ekmek arası yarım döner ısmarlayayım size, hadi bana bu ziyafette eşlik edin, tek başına tadı çıkmaz" neden diyemedim?

Ya da seneler önce o şarküteri dükkanından sarkan sucukları koklayan 7-8 yaşlarındaki kara çocuğu gördüğümde dükkan sahibini bu teşhiri yüzünden azarlamak yerine o çocuğa bir kangal alıp veremedim.

Geç kalmışlıklar öyle zor ki...

Dahlia - 18.3.2003
e-posta: dahlia_65@msn.com 


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
127. Sayı önceki yazı 127. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye