![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
01.05.2003 Dahlia - netyorum.com / Sayı: 131SÖZ ve YEMİNÖdevlerini annesinin İspanyol bir arkadaşına yaptırıyordu. Öğretmen fark etti. Özel bir görüşme yaptılar. Bir daha ödevini başkasına yaptırmayacağına dair söz istedi öğretmen. Sınav haftası İspanyolca'dan zor bir ödev verilmişti. "Bunu da Luisa yapıversin" dedi annesi. "Olmaz" dedi çocuk. "Öğretmene söz verdim." "Öğretmen nerden anlayacak? Yaptır gitsin." "Ama ben sözümü tutmamış olacağım" dedi çocuk. Kırmızı ışıkta geçtiğini kendisi de biraz geç fark etti. Arkasından, arabayı yolun sağına çekip beklemesini ifade eden selektörleri yakan polis aracındakiler ondan daha önce fark etmişlerdi. Aynı tip bembeyaz gömlekleri ve lacivert resmi yelekleri ile biri kadın biri erkek polis aynı anda indiler araçtan. "Kırmızı ışıkta geçtiniz. Aceleniz mi vardı?" diye sordular. "Gerçekten fark etmedim" dedi sürücü. "İşe mi geç kaldınız? Az mı uyudunuz. Kırmızı ışığı fark etmediğinize göre dalgın olmalısınız!" "Cevabı bilmiyorum" dedi sürücü. "Geçtim öylesine. Trafik kurallarını ihlal etmek için yapmadım." "Bir daha kırmızı ışıkta geçmeyeceğinize dair bize şimdi söz verin." dedi polislerden birisi. "Söz veriyorum" dedi sürücü. Arabasına bindi ve mahcup uzaklaştı. Aile kurumu danışmanı tercümana sorusunu tercüme etmesini söyledi: "Eğer karınızı bir daha dövmeyeceğinize söz verirseniz sizi mahkemeye sevk etmeyeceğim. Aile çatışmaları uzlaştırma merkezine gitmeniz kararı ile yetineceğim." Söz verdi adam. Birkaç gün sonra karısını yeniden dövdüğünde, gözü morarmış kadın acı içinde sordu. "Ne biçim erkeksin sen! Hani aile kurumunda söz vermiştin bir daha bana el kaldırmayacağına." "O, o zamandı" dedi kocası bir yumruk daha indirerek. "Kendi karımı ne zaman döveceğime gavurun karısı mı karışacak?" Postadan özürlü haklarından kazandıkları araba için yol vergisi muafiyeti mektubu çıkmıştı. Vergi kurumundan gelen mektupta çerçeve içine alınmış bir bölüm vardı. " Aracınızı ticari bir amaçla kullanmayacağınıza ve kullandığınız takdirde muaf tutulduğunuz yol vergisini ödeyeceğinize söz verir misiniz? Eğer söz vermeyi kabul ediyorsanız mektubun altındaki imza boşluğunu imzalayıp bize posta ile gönderir misiniz?" İmzalayıp gönderdi. Bir hafta sonra mektupla yol vergisinden muaf tutulduklarını gösteren trafik pulu gönderildi. Uyuşturucu ticareti yaptığı iddiası ile tutuklanmıştı. Hakim sanığa sordu. "Siz geçen yıl vatandaşlık hakkı kazanmışsınız." "Evet" dedi sanık. "Vatandaşlık hakkı kazanırken bu ülke kamuoyunun zararına hiçbir faaliyetle bulunmayacağınıza söz vermişiniz " dedi. "Verdim" dedi sanık. "Ama sözünüzü tutmamışsınız" "Yemin etmedim ki "dedi sanık. "Alt tarafı söz verdim." "Yemin inançlarına karşı taahhüt altına girmektir. Söz ise kendi şerefinize taahhütte bulunmanızdır. Şerefi olmayan bir inançtan söz edilemez" dedi hakim. "Tutmayacağınızı bildiğiniz bir sözü vererek kamuoyunu aldatmaktan suçlu bulundunuz." dedi hakim. Celseyi kapattı. Bunların yaşandığı ülkeden çok uzakta Türkiye'de çok popüler olmuş bir televizyonun haberlerini sunuyordu. En çok güven uyandıran haber programları karşılaştırmalarında ödül üstüne ödül alıyordu. Bir yandan da bir gazetede çok itibarlı bir köşe yazıyordu. Taşrada bir toplantıya davet etti onu öğrenciler. Söz verdi günler önceden, öğrenciler üç kuruş paralarını bir araya getirerek toplantı yeri tuttular. İkram için ödemeler yaptılar. Toplantı günü geldiğinde yol uzak göründü. Canı istemedi. Bunu öğrencilere bildirmedi. Cep telefonunu kapattı. Öğrenciler saatlerce onun başına ne geldiğini anlamak için çırpındılar. Ulaşamadılar. O ise köşe yazılarını yazmasına entelektüel seviyesi ile yardım eden sevgilisi ile gözlerden uzak bir kahveye gitti. Biraz kırıştırıp biraz konuştular. Ertesi gün söz vermek üstüne bir yazı yazdı. Sözünü tutmayan politikacılardan bıkmış bir halk üstüne... Ayşe Önal Sayın Ayşe ÖNAL'ın bir yazısından alınmıştır. Beğenerek okuduğum için sizlerle paylaşmak istedim. Sayın Ayşe ÖNAL'A teşekkür ediyorum. Dahlia - 21.4.2003 netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |