|
12.06.2003 Tülay Çellek - netyorum.com / Sayı: 137
YAŞAMIN ÇİZGİSİ
Sanatın çizgi ile başladığı gerçektir, yaşamın da. Yaşamın çizgisi, sanatın
çizgisi kadar önemlidir bu nedenle. Göz nesneyi görürken el çizgiyi
gerçekleştirir. Ya yüreğin gerçekleştirdiği çizgiler; karmaşık, sade, sık,
seyrek, ince, kalın… Hayallerin çizgisi yaşamın çizgisine dönüşürken
kazandırdığı ya da yitirdiği değerleri ile çizgi, nesneyi görme biçimine
dönüşür. Çizgi; iki gözün bakışında saklı olan. Bakışın sıcaklığında eriyen ya
da soğukluğunda kalın siyah bir görselliğe dönüşen. Yaşamımızdaki noktalar yan
yana gelip yeni biçimiyle çizgi olup bir yol izler, uzun ya da kısa olan. Nokta
konulup bitiyor mu? Hayır yaşam tek nokta değil ki, bir çok nokta. Bazen yan
yana gelip sıralanan bazen yumağa dönen ilişkilerin içinde yer alan. Nokta, yan
yana dizilerek uzarken çizgiyi oluşturuyor, insanların birlik olup
değiştirebildikleri şeyler gibi, bir biçim yan yana geldiğinde başka biçimler
ürüyor. Çizgi sınırları belirleyen oluveriyor. Doğada çeşitli çizgisel yapıyla
karşılaşırız. İnsanların çizdiği çizgi, salt kağıda değil kalemle. Yaşamına
çektiği çizgi. Farklı, siyah, gri ya da renkli olan. Önemli olan çizginin zengin
verilerinden yararlanmaktır, bilinçli bir şekilde ve sevgiyle. Çizginin
şekilleri ve birbiriyle olan ilintisinden doğan farklılık bizde değişik etkiler
bırakır. Hareket, durgunluk, derinlik vs. gibi.
Çizginin biçimi; doğru, dalgalı, eğri, kırık, sürekli, kesik. İlişkilere bakalım
çizginin bu biçimlerinden göreceğimiz çok şeyler olacaktır. Çizginin konumu
yönünden bakarsak yatay, eğik, düşey olarak sunulması da farklı etkiler yaratır.
Yatay hareketsizliğin, düşey devinimin göstergesidir. Yataydan dikeye geçerken
devinim ya da durağanlık siyahla beyaza geçerken arasındaki gri tonların
gittikçe açılması ya da tam tersi koyulması gibidir. Yön, doğrultuda tasarımda
önemli ögedir. Kırık çizgi sertliği, dalgalı, eğri çizgiler; yumuşaklığı
çağrıştırır. Yumuşak kavisler sakinliği, ani kırılmalar coşkuyu yaşatır insana.
Düz, paralel, yatay çizgiler; durağanlığı, dikey çizgiler; hareketi, kırık
çizgiler; karmaşayı, sıklaşan seyrekleşen çizgiler; ritmi oluştururlar.
Birbiriyle ilişkili, belli sistemlerle kalınlaşan, incelen, uzaklaşan, yaklaşan,
uzayan, kısalan çizgiler yüzeye optik bir hareket kazandırır. Aynen yinelenen
çizgiler monotonluğu beraberinde getirir. Çizgi görsel düzende hareketi,
dengeyi, dokuyu, zıtlığı, bütünlüğü, parçayı oluşturur. Çizgilerin biçimleri ve
birbiriyle olan ilintileri bizde farklı etkiler uyandırır. Önemli olan bu
duyumun sanatsal bağlamda doğru değerlendirilmesi ve yaratıcı bir tasarımla
olgunlaştırılmasıdır. Aynı şeyler yaşamda da geçerlidir. Doğru değerlendirme ve
doğru seçim çizgisinde olabilmek. Bir de çizgi yanında olanlarla değer kazanır
ya da kaybeder, her şeyde olduğu gibi. Değeriniz yanındakilerle, seçtiklerinizle
artar ya da eksilir.
Doğaya baktığımızda; çizgisel etki bırakan bir hayli biçime, yapıya
rastlarız. Ağaç gövdeleri, dalları, zebranın çizgileri, otlar, yaprağın
damarları, yaşlı derideki kırışıklıklar, buğday başakları, kedinin bıyıkları,
iskelet, kemikler, ahşap dokular, mısır püskülleri, çınar, kirazın sapı, pırasa,
pazı, lahananın damarları, trafik çizgileri hani pek uymadığımız dünyada trafik
kazalarındaki öncülüğümüze neden olan. Teller, direkler, kıvrıla kıvrıla uzanan
yollar, bizi sevdiklerimizden ayıran ya da buluşturan. Tarla sınırları, hani
mülkiyetin sınırı olan çizgi. Sürülen tarla, böylece berekete açılan çizgiler.
Kumaşlar, bizi ısıtan çizgisiyle. Çıtalar, yükseltilebilen. "Başarı çıtanı
yükselt" diyebileceğimiz. Doğanın çizgisine bakalım, o çizginin neresindeyiz?
Yaşama baktığımızda; Çağdaş çizgi, yaşamı sarmalayan çizgi, özgün çizgi,
bakışımızın çizgisi, duygularımıza göre sinirlerimizin oluşturduğu değişen
çizgi, resmi, yazıyı oluşturan çizgi, resmiyeti ya da samimiyeti oluşturan
çizgi, derinliğin çizgisi, sınırların çizgisi. Hani kırıldığınızda kalınlaşan,
sevdiğinizde eriyen çizgi. Özgürlüğün çizgisi, aydınlanmanın çizgisi. "…
çizgisinden bakacak olursak" dediğimiz cümlemize katkısı olan, eşlik eden çizgi.
Gücümüzü gösteren kelimelerimize yaşam veren çizgi. Sevginizin çizgisi ne renk,
hiç düşündünüz mü? Ya güç çizginizin kalınlığı ya da başkalarına uzanan
çizginizin yumuşaklığı veya sertliği ne durumda, ne ölçüde baktınız mı?
Sanata bakalım; Işık; her şeyi görmemize yarayan, aralarından uzanıp bize
gelen çizgiyle ısıtan, Işık demeti. Ve çizgi; başı sonu belli olan, Işıkla
belirginleşen, karanlıkta eriyen, kesişen, bir noktaya bağlı, dolaylı, paralel
olan, farklı aralıklarla yinelenen, şekli sınırlayan, belirleyen, kısalan,
uzayan, kalınlaşan, incelen, eğrilen, kırılan, serbest, dolduran, tarayan,
derinlik, boşluk duygusu yaratan, doku oluşturan, sıklaşan, seyrekleşen,
biçimlerin iç yapılarını belirleyen çizgiler. Daha bir çok sistem ekleyebiliriz
çizgilere.
Geriye tüm bunları sanatta ve yaşamda güzel, doğru iyi kullanmak kalıyor. Bir
kere daha dönüp baktık mı içimize, ne gördük çizgilerimizde?
Öğr. Gör. Tülay Çellek - 6.5.2003
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi (SANTAS)
e-posta:
tcellek@yildiz.edu.tr
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|