|
24.07.2003 Dahlia - netyorum.com / Sayı: 140
HAYAT NELER ÖĞRETTİ SİZE?
Müzisyen-reklamcı Feridun Hürel'e sormuşlar; Hayat neler öğretti size
bugüne kadar diye. O da döktürmüş:
Hayatta
- Yaratıcılığın en büyük zenginlik olduğunu...
- Yaşama sanatını(nihayet!)...
- Yaşama sanatını 49 yaşında öğrenmekle neler kaçırdığımı...
- Yaşama sanatını öğrenmenin, yemekleri yavaş yemekle başladığını...
- Ağır ağır, yavaş yavaş, sindire sindire yaşamak gerektiğini...
- İnsanın temel görevinin, mutlu yaşamayı öğrenmek olduğunu...
- Hedefin değil, yolun önemli olduğunu...
- Yemek yemenin, doymaktan daha önemli olduğunu...
- Arzulamanın elde etmekten daha önemli olduğunu...
- Sevişmenin orgazmdan daha önemli olduğunu...
- Tek gerçeğin yaşanılan an olduğunu...
- Aynı pencereden bakmanın değil, o pencereden aynı şeyi görmenin önemli
olduğunu...
- Her şeyin ama her şeyin bir bedeli olduğunu...
- Aşkın, yaşanırsa biteceğini...
- Birine aşık olduğunuzda, aslında aşık olduğunuz şeyin, ona yüklediğiniz anlam
olduğunu...
- Aşkın, arzulamak, ama kavuşamamak olduğunu...
- Aşkı, menfaatlerin doğurduğunu...
- Aşkın sevgiyle alakası olmadığını...
- Dünyada bugüne kadar söylenmiş bütün "Seni seviyorum"ların onda dokuzunun
yalan olduğunu
- Aşkın bir nevi hastalık sayılması gerektiğini
- Aşkta kadınların acımasız olduğunu...
- Kadınların aşk için(aşıkları için değil!) feda etmeyecekleri hiçbir şeyin
olmadığını...
- Aşk konusunda, herkesin mutlaka bir yerde yalan söylediğini...
- Aşk acısı çekmemek için sevgilinin fotoğrafını bilgisayara yükleyip, photoshop
programında 30 yaş ihtiyarlatmanın yeterli olduğunu...
- İnsan ilişkilerinin binlerce yıldır pek değişmediğini; en az değişenin ise aşk
olduğunu...
- Kaybedilen bir kadının bir daha asla elde edilemeyeceğini...
- Kadınların, öğrencilikte ve iş hayatında ve hayatın geri kalanında erkeklerden
daha başarılı olduğunu...
- Kadınların asla öğrenilemeyeceğini...
- Kadınların asla değiştirilemeyeceğini...
- En yüce duygunun annelik olduğunu...
- Anne olabildikleri için kadınların erkeklerden daha şanslı olduklarını...
- Kadınların ihtiraslı olduğunu...
- İhtirasın tehlikeli olduğunu...
- Güzel bir kadından daha güzel, daha seyredilesi, daha değerli bir şeyin doğada
mevcut olmadığını...
- Güzelliğin -geri alınmak üzere- insanlara verilmiş en büyük armağan
olduğunu...
- Sadakatin pamuk ipliğinden yapıldığını, bunu güzellerin daha iyi bildiğini ve
bu yüzden ilişkilerinde daha az güven duyduklarını...
- Paranın değil, güzelliğin her kapıyı açtığını...
- Kalabalıktaki yalnızlığın, ıssız ada yalnızlığından daha kötü olduğunu...
- "At binenin; kılıç kuşananın" sözündeki gerçeği çok az kişinin
kavrayabildiğini...
- Her şeyin boş olduğunu...
- "Her şeyin boş olduğu" gerçeğini herkesin bildiğini ancak, çok az kişinin
kavrayabildiğini...
- Her şeyin bir oyundan ibaret olduğunu...
- İnsanların en çok, saygı duyulmaya ihtiyacı olduğunu, ancak en az gayreti de
bunun için gösterdiklerini...
- Öğrenmekten çok, öğretmeyi sevdiğimizi...
- Her insanın, doğduğu andan itibaren öğrenmekle yükümlü olduğunu; öğrenme
çabası göstermeyenlerin, doğaya karşı görevlerini yapmadıklarını...
- Mezarlıkları gezmenin bazen okula gitmekten daha öğretici olduğunu...
- Yeteneksizliğin kabahat olmadığını ama bilgisizliğin ve öğrenmeye çalışmamanın
en büyük kabahat olduğunu...
- Yeteneksizliği ve bilgisizliği örtmenin en kolay yolunun, tenkit etmek
olduğunu...
- Sanıldığından daha çok yalan söylendiğini...
- Sağlığını yitirmekten sonra, insanın başına gelebilecek en büyük ikinci
felaketin yaşlanmak olduğunu...
- Ruhların asla yaşlanmadığını...
- Bedenle ruhun aynı yaşta olmamasının çok büyük acı verdiğini...
- Abartılı konuşanların ve inandırıcı olmak için daha çok gayret gösterenlerin,
muhtemelen yalan söylediğini...
- Geleceğin, tarihte yazılı olduğunu; akıllı insanların tarihe bakarak geleceği
yönlendirebileceklerini; ancak çoğu zaman insan ömrünün buna yetmediğini..
- İnsana dair hiçbir şeyin beni şaşırtamayacağını...
- İnsanların doğaya aykırı ve onu hak etmiyor olduğunu...
- Birinin heykelinin, o öldükten sonra dikildiğinde, ona değil, dikene yarar
sağladığını...
- Paraya ve üne çok az kişinin hayır diyebileceğini...
- Kötü olmanın kolay, iyi olmanın çok zor olduğunu...
- En kötü duygunun pişmanlık olduğunu...
- Hiçbir menfaati olmadığı insanları övenlerin, onlara iltifat edenlerin, gerçek
iyiler olduğunu...
- En güzel görüntünün, el ele yürüyen çok yaşlı bir çift olduğunu...
- En güzel ikinci görüntünün, torununu seven dede olduğunu... öğrendim...
BİR DE, BÜTÜN ÖĞRENDİKLERİMDEN ŞÜPHELİ OLDUĞUMU ÖĞRENDİM !...
Bu yazı; bu sitede benim yazılarımı okuyan ve güzel bir dostluğa adım adım
yaklaştığımız Nazan arkadaşım tarafından bana e-posta olarak gönderilmiştir. Bu
sitenin okurları ile paylaşmaktan çok mutluyum. Feridun HÜREL'e de içindekileri
çok güzel döktürdüğü için;
Teşekkürler.
Dahlia - 24.6.2003
e-posta:
dahlia_65@msn.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|