|
24.07.2003 Zeynep Yazıcı - netyorum.com / Sayı: 140
YAŞAMAK CESARET İSTER
Oscar Wilde 'in dediği gibi birçoklarımız günü kurtarır,varolmakla yetinir ve
kendi ağırlığı altında ezilir. Değiştiremeyeceği gerçekleri olduğu gibi kabul
etmek ve bu değişmezlikten kendine yeni bir yaşam sevinci yaratmak da yürek
ister, değiştirebileceğini değiştirmeye çalışmak da…
Sanıldığı gibi insanı korkutan dünya, zorluklar, yaşamın koşulları ya da başkası
değildir, insan kendisinden korkar en çok kendi duygularından, kendi
güçsüzlüklerinden, kendi zaaflarından, kendi acılarından, kendi coşkularından
ürker, yaşama her dokunuşunda, duygularının alevlenip kendini yakacağından
çekinir. Onun için kaçar yaşamdan, aşktan, öfkeden, hareketten, sevinçten,
kendisinden kaçar.
Korku yüzünden yaşanmamış bir yaşamı ellerinde taşımaktan yorularak, kendisine
uydurduğu binbir mazeretle yaşama arkasını dönmeye, gizlemeye uğraşıp, gizliden
gizliye yok olmaya çabalar. Korku kendine acımayı da getirir, kendini
zavallılaştırmaya başlar yaşamdan korktukça, yaşamla yüz yüze gelmektense ağır
ağır erimeyi tercih eder. Korktukça azalır gücü, korkuyla yaralanan bedeni artık
en küçük dokunuşla acıyla inler…
Yeni bir aşkın düşüncesi bile titretir onu, kalabalıktan korktuğu kadar,
yalnızlıktan da korkar,hayatın hiçbir haline dayanamaz olur. Kendi geçmişi ile
geleceği arasında sıkışır kalır…
Yaşamak cesaret ister, bu yüzdendir belki de dünyaya gelenlerin çok azı
yaşar,çoğunluğu kıpırdamaz bile, yaşama yaklaşabilmek için tek bir adım bile
atmaya yetmez cesaretleri.
Sevgili Yalçın Ergir 'in dediği gibi;
Dünya ayağınıza gelivermeyecek artık, ayaklarınız götürecek sizi dünyaya.
Yollarda yaşayacaksınız ileride anlatacaklarınızı ;cebinizde kalemtraş -
silgi,kağıda yazacaklarınızı.
Hayat zorlaşacak, harcayacağınız emek artacak, işleyen vücudunuz ışıl ışıl
parlayacak.Kocaman evren bekleyecek sizi, güneşe baktığınızda kamaşan
gözlerinizi…
Kendi gerçeklerimiz, kendi duygularımızdır bizi böylesine ürküten, çatallı
diliyle tıslayan bir yılan görmüş bir tavşan gibi bizi hareketsiz bırakan. Ve ne
kadar çok korkarsanız, korkunuz o kadar artar. Ne kadar yaşarsanız, cesaretiniz
o ölçüde bilenir. Yaşamıyorsanız eğer, bu başkalarından dolayı değildir. Sizi
güçsüzleştiren, sizi çaresiz kılan, sizi isyanlardan alıkoyan
değiştiremeyeceklerinizi kabul etmenize engel olan, değiştirebileceklerinizin
üstüne gitmenize izin vermeyen, sizi yansıtmayan, kendi korkunuzdur.
Kendine bir kasa yap,
Her parçasına dikkatle şekil ver;
Yapabildiğince sağlam olduğunda,
Tüm dertlerini ona koy;
İçinden acılar içtiğin her kupayı
Onun içine sakla;
Tüm kalp ağrılarını da içine kilitle ve
Sonra kapağın üstüne oturarak gül…
Bertha Adams Backus
Yaşam boyu iyi ve kötü olaylarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Ama önemli olan
pes etmemek. Çeşitli hatalara düşer insan, hatasız kul olmaz misali… Unutmayın
ki hata olamadan, öğrenmede olmaz. Fark edilip giderilen hata, ileriye atılan
bir adım demektir.
Çoğumuzun yaptığı ise hatalarını bildikleri halde sıkı sıkıya direnmeleridir
doğrular karşısında. Hiç akvaryumda tropik balık beslediniz mi? Eğer dişi bir
siyam savaşçı balığını (betta), erkeği görecek şekilde, ama başka bir akvaryuma
koyacak olursanız, öteki akvaryumdaki erkek balık ona ulaşmak için neredeyse
kendini parçalayacaktır. Bir erkek balığın neredeyse bir saat boyunca, hiç de
durma belirtisi göstermeden bunu yaptığını gördüm - ta ki, dişi balığı oradan
götürünceye kadar… Bu akılsızca bir şey kuşkusuz - ama balıklar akılsızdırlar
zaten…
Akıllı cehaletime dayanaraktan bir hikayem var konuya dair;
Büyük bir kedi, kuyruğuyla oynayan küçük bir kediye sorar: 'neden kuyruğunu
kovalıyorsun?'
Yavru kedi yanıt vermiş:
'bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğunda kuyruğum olduğunu
öğrendim. Bu nedenle de onu kovalıyorum yakaladığımda ise mutluluğa
kavuşacağım.'
Bunun üzerine yaşlı kedi şunu demiş;
'gençken ben de mutluluğum kuyruğumda olduğuna karar vermiştim. Ama şunu fark
ettim; ne zaman onu kovalasam benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi yoluma gitsem
hep peşimden geliyor.'
Bilmenizi isterim ki korkarak yaşayan insanların ürettiği korkak sevgiler
sonucu acı çeken bir avuç cesur insanın diri diri gömülüşüne tanık olmak
istemiyorum. Korku dolu karanlık insanları değil, cesareti olan, aydın, adam
gibi adam istiyorum…
Ne demeli? Yaşamak cesaret ister demekten başka!
Sevgiyle kalın…
Zeynep Yazıcı - Niğde
e-posta: yazicizeynep@hotmail.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|