![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
24.07.2003 Zeynep Yazıcı - netyorum.com / Sayı: 140İSTANBUL İSTANBUL OLALIMerhabalar; Bir çoğunuz İstanbul'un tarihi hakkında bir çok şey biliyordur.
Acaba kaçınız boğazın sularına karşı Asya ile Avrupa'nın Kavuşma arzusunu
biliyor? Bizans 'dan bu yana bakalım neler olmuş İstanbul'un sularına karşı? Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul' u muhasarası sırasında Bizans köprüsü mevcut bulunmuyordu. Fatih askerlerinin kolaylıkla Haliç surları önüne varmaları için burada ilk Türk köprüsünü kurdurmuştu. Haliç üzerinde yolcuların geçmesine, eşya nakline mahsus bir köprü kurmaya II. Beyazıt zamanın da teşebbüs edildiğine dair bazı vesikalar mevcuttur. Bunlardan Licardo adlı sanatkarın II.Beyazıt 'a gönderdiği mektupta '' Ben kulunuz şöyle işittim ki İstanbuldan Galata'ya bir köprü yapmak istemişsiniz, ama bilir adam bulamadığınızdan yapamamışsınız.''denilmekte ve bu köprünün nasıl olacağı tarif edilmektedir. Ayrıca Pariste Institut de France kütüphanesinde bulunan Leonardo kodeksinde sanatkarın el yazısını ihtiva eden bir köprü taslağının Galata ile İstanbul arasına yapılacak köprüye ait olduğu tahmin edilmektedir. Bu plana göre köprünün genişliği 25 metreden fazladır, su seviyesinden yüksekliği 41, uzunluğu da 350 metreyi bulmaktadır. Köprünün altında gemilerin geçmesi için bir kemer resmolunmuştur. Kemerin irtifaı 41 metredir.
1836 yılına kadar şehrin bu iki yakası arasında kolaylıkla gidilip gelinmiş,
II.Mahmut' un iki yakanın bir köprü ile birleştirilmesi üzerine Kaptanı Derya
Ahmet Fevzi Paşanın yaptırdığı resme göre ilk köprü Tersane tarafından inşa
edilmişti. Köprüden halkın mecburen geçmeleri emrolunmuş ve köprüye bu sebeple
Hayratiye ismi verilmiştir. Karaköy köprüsü için yapılmış diğer bir proje asıl köprünün dış ve iç kısımlarına konulmuş, aralıklı ve geniş dubalar üzerinde türlü eğlence yerleri yapılması fikrini tartışıyordu. 1902 de Paris'te yapılan başka bir proje ise çok muhteşemdi. 5 duba üzerine oturacak köprünün iki başlarında ikişer yüksek kule bulunacaktı. Dubaların yanları güzel ızgaralarla kapatılmıştı. İki denizi birbirine altı geçit yeri bağlıyordu. Haliç tarafına karşılıklı rıhtımlar,geniş yollar açılıyordu. Karaköy köprüsünün iki yanına muhtelif eğlence yerleri yerleştirilen bu muhteşem köprü projesi hükümet tarafından tahakkuk ettirilmek istenmişse de II.Abdülhamit'in ''bir hadise çıkıp da asker sevki lazım geldiğin halde, ihtilalciler mağazalar da saklanıp oradan geçecek askere kötülük etmeleri muhtemeldir. Burası düşünülsün, ve her cihet tekrar tetkikat icra olunsun.'' İfadesi üzerine köprünün bu projeye göre yenilenmesinden vazgeçilmiştir. Aynı yıllarda boğazın Anadolu ile Rumeli yakasında bir geçit yapılması düşünülmüş ve Amerikalı mühendis Frederik E.Strom, Saryburnu ile Salacak arasında kurulacak bir tünelin planlarını yapmış ve bu tünelin beratını kendisiyle arkadaşları Frank T.Lindman ve Hilliker namlarına almıştı. O vakit 'Tüneli Bahri' denilen bir inşaat büyük bir masrafı ve zamanı icap ettirecekti. Tünel denize tespit edilmiş 16 büyük sütun üzerinden geçiriliyordu. Tünelde işleyecek vasıta bir lokomotifin çektiği iki yolcu vagonu ile bir eşya vagonu idi. Bu proje tahakkuk edemeyen bir fantezi olarak kaldı. Son yıllarda ve ikinci Dünya harbinden sonra Boğaziçi'nin iki kıyısının birleştirilmesi hakkında yeni tasavvurlar ortaya çıkmış ve Profösör Bonatz da bir asma köprü projesi hazırlamıştır. Bu yıl hükümet Asma köprü tasavvurunu tahakkuk ettirecek bir Fransız şirketiyle bir protokol imzalamıştır.
Denizaltı Tüneli - Yirminci asrın başlarında Boğaz'ın Anadolu ile Rumeli yakaları arasında bir denizaltı geçidi yapılması düşünülmüş,Amerikalı Frederik E.Strom, Sarayburnu alacak arasında kurulacak bir tünelin yukarıda görülen bir projesini yapmıştır.2500 sene evvel İse Darius'un orduları sallar üzerinden boğazı geçmişti. Fakat Asya ile Avrupa'nın ilk defa devamlı olarak birleştirilmesi geçenlerde protokolu imzalanan Ortaköy - Beylerbeyi asma köprüsü ile mümkün olacaktır.
Abdülhamit döneminde Hayal ve Hakikat … Asya ile Avrupayı ilk defa devamlı surette birbirine bağlayacak olan köprü bu görünüşte olacaktır.
Bir Fransız şirketi ile imzalanan protokol neticesinde tahakkukuna gidilecek Asma köprünün şekli ve ölçüleri şimdiye kadar yapılmış olan belli başlı asma köprüler nazarı itibara alınarak tespit edilmiştir. Köprünün Anadolu yakasındaki ayağı Beylerbeyi sarayının Üsküdar'a bakan cihetine , Rumeli tarafındaki ayağı ise Ortaköy Camisi ile kömür depoları arasına rastlayacaktır.Köprü aynı zamanda şehre giren iki büyük yoluda birleştirecektir. Bunlardan biri Londra Asfaltı denilen Topkapı - Tekirdağ yolu , diğeri de Haydarpaşa- Ankara tren yoludur.Maliyeti 30 milyon dolar olarak tahmin edilmektedir. Bunun 20 milyon doları dış tediye, 10 milyonu da iç tediyelerle karşılanacaktır. Planlar ,topografik, trafik ve ekonomik şartlar nazarı itibara alınarak hazırlanılmıştır. Yapılan hesaplara göre uzunluğu 1340 m, orta açıklığı 675 m , denizden yüksekliği 50 m, yani 17 katlı bir apartman boyunda olacaktır. Bu suretle transatlantikler ve harp gemileri köprünün altından rahatça geçebileceklerdir. Köprü dünyanın en büyük köprüleri arasına girmektedir. Bu köprüden arabalar iki dizi halinde gidebilecek ve aynı şekilde yan yana iki dizi halinde de gelebileceklerdir. Yapılan hesaplara göre köprünün inşaatı için 28 bin ton muhtelif cins demir ve çelik harcanacaktır. Bu miktar Karabük Fabrikasının aşağı yukarı iki aylık istihsali demektir. Ayrıca 14 bin ton da çimento sarf edecektir ki bu da vasat bir çimento fabrikasının iki aylık devamlı faaliyeti neticesinde elde edilebilir. İnşasına yakında başlanacağı tahmin edilen Boğaziçi asma köprüsünün tamamlandıktan sonra memleketimize çok turist celbedeceği ve döviz temin edeceği muhakkaktır. Yukarıda ki fotoğraf, protokol imzalanan Asma köprünün arz edeceği manzaraya uygun olması dolayısıyla Prof. Bonatz'ın çizdiği bir maketten çekilmiştir. Evet Dostlar; Sanırım İstanbul İstanbul Olalı hep görmüş iki yakayı bir araya getirme
çabasını. Zeynep Yazıcı - 17.7.2003 - Niğde netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |