![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
07.08.2003 Zeynep Yazıcı - netyorum.com / Sayı: 141MAVİ KUŞBu gece, Belçikalı yazar Maurice Maeterlink'le birlikte, mavi kuşu aramaya karar verdim.Birlikte aramaya ne dersiniz? Mutluluğumuzu bulmalıyız elbet. Köpeğimiz, kedimiz, ışığımız, ateşimiz, suyumuz, sütümüz, ekmeğimiz, şekerimiz ve saatlerimiz küçük kervanımıza katılacaktır. Işığımız bize yol gösterecek, köpeğimiz yanımızdan ayrılmayarak bizi koruyacak. Başımıza, sihirli elması iğnelediğimiz yeşil şapkamızı giyeceğiz. Birde boş kafesimiz var. Mavi kuşu bulunca, yaşadığımız sürece elimizden kaçmasın diye, onun içine koyacağız. Mavi kuş güzeldir, alımlıdır, sırlarla dolu evrenimizde acılarımızı karşılayacaktır. Sihirli elması çevirince kocamış cadı Berilü'nün güzeller güzeli bir peri olduğunu göreceğiz. Kulübemizin duvarlarındaki çakıl taşları aydınlanacak. Eskimiş eşyalarımız gök yakutlar gibi parlayacak. Artık tahta masamız som mermerdir, karanlığımız aydınlanmıştır, saatlerimiz bizimdir. Anılar ülkesindeyiz. Sevgili ölülerimiz bizi beklemektedir. Mademki ölmüşlerdir, onları nasıl görebiliriz, diye kuşkulanmamalıyız; madem ki anılarımızda yaşıyorlar, nasıl ölmüş olabilirler? Onları düşündüğümüz her an mutlu uykularından uyanmaktadırlar.Yaşamak bitince uyumak pek iyidir, arada sırada uyanmaksa ondan daha iyidir. Anılar ülkesinde büyümek yoktur, değişmek yoktur, ölmek yoktur. İşte erik ağacımız… Bir zamanlar onun üstüne tırmanmayı ne kadar severdik.işte kara tavuğumuz … gece eskisi gibi ötüyor. Çevremizi kuşatan bu sis nedir, diye sormayınız, anılar ülkesinde düşüncenin sevinci tütmektedir. Gönenç (refah) bahçesinde rastlayacağız mutluluklara… Mutluluklar iki grupta toplanmışlardır. Büyük mutluluklar, küçük mutluluklar. Büyük mutluluklar birer birer gelip elimizi sıkacaklardır: zenginlik mutluluğu, elde etmek mutluluğu, yerine getirilmiş boş hevesler mutluluğu, susamadan içmek mutluluğu, acıkmadan yemek mutluluğu, hiçbir şey yapmamak mululuğu, gereğinden çok uyumak mutluluğu, şehvet mutluluğu… Küçük mutluluklar da önümüze gelip diz bükeceklerdir. Sağlıklı olmak mutluluğu, saf hava mutluluğu, anneyi babayı sevmek mutluluğu, mavi gök mutluluğu, orman mutluluğu, güneşli saatler mutluluğu, ıslak çimenlerde yalınayak koşmak mutluluğu… Mutlulukların yanı sıra büyük sevinçlerde gönenç bahçesindedir. Başlarını eğip birer birer tanıtacaklar kendilerini; Doğruluk sevinci, iyilik sevinci, düşünmek sevinci, anlamak sevinci, sevmek sevinci… Bu kadar çok mutluluğu çevremizde görünce şaşıracağız. Mutlulukların başkanı, bu şaşkınlığımızı anlayacak; evet, diyecek, gözler açılacak olursa her evde her gün pazardır.Evleriniz, pencereden taşacak kadar bizlerle dolu. Duvarları devirip çatıları uçuracak kadar gülüyor, şakıyor, neşe yaratıyoruz. İleride biraz daha anlayışlı olacağınızı ummaktayız. Evinize döndüğümüz zaman bizleri daha kolay tanıyacaksınız. Sonra günün birinde, bizlere küçük bir gülümsemeyle cesaret verip tatlı bir sözle teşekkür etmeyi öğrenirseniz, yaşamasını da daha çok seveceksiniz. Mavi kuş nerededir?..Büyük küçük bütün mutluluklarla tanışmamıza rağmen onu daha bulamadık henüz. O yüzyıllardan beri insanoğlunun sakladığı bir sırdır. Bomboş kafesimizi sallayarak ormana gireceğiz yavaşça. Gecedir; ay aydınlığı vardır etrafta. Türlü kart ağaçlar çevremizi sarmıştır. Kedimiz vazgeçemediği huyuna boyun eğerek fitneleyecek onlara; Bütün ağaçlara selam…Bugün büyük bir gündür. Düşmanımız olan insanoğlu, sizleri güçsüz bırakarak kendine köle yapmak istiyor. Bu karşınızda gördükleriniz, sizlere bunca yıl kötülük etmiş olan oduncunun oğullarıdır. Dünya kurulalı beri onlardan sakladığımız mavi kuşu arıyorlar. Öyle sırlı birde elmasları var ki ellerinde, bizim ruhlarımızı görebilir, mavi kuşu zorla alabilirler. Kocamış meşe soracak; Köleliğimizi daha çetin bir hale getirmek için mavi kuşu ,eşyanın büyük sırrını arıyorsunuz. Öyle mi? Ama bu iş, bizim kadar hayvanları da ilgilendirir. Verilecek önemli kararların sorumluluğunu yalnız biz ağaçlara yüklenemeyiz. Bu sırra sahip olunca bizlere ne kötülükler edeceklerini bilecek kadar insanoğullarını tanıyoruz. Ağaçlar hayvanlar, mavi kuşu vermemek için birleşeceklerdir. Doğanın içinde yaşadığı halde doğaya karşı gelen tek yaratık insanoğludur çünkü. Bir sır varsa , ondan gizlenmelidir elbet. Yılmayacağız. Boş kafesimiz elimizde, gelecek ülkesine gireceğiz cesaretle. Gelecek ülkesi, doğacak çocukların beklediği bir gök sarayıdır. Firuze kubbeleri tutan gök yakuttan sayısız direkler göreceğiz. Her şey mavidir burada, yalnız direk başlıkları, kemer kemer kilitleri ak mermerden yapılmıştır. Direklerin arasında süt taşlarından büyük kapılar vardır. Zamanın kanatlarını aralayacağı bu kapılar hayata açılmaktadır. Her yanda uzun mavi elbiseler giyinmiş, kimisi oynayan, kimisi gezinen, kimisi uyuyan bir çocuk kalabalığı… Onların arasında, melekler olduğu anlaşılan, daha soluk bir maviyle örtülmüş, sessiz güzellikte gölgeler dolaşmaktadır. Zaman, süt taşından yapılmış kapılardan çıkmak için önüne dizilen çocuklara çıkışacak; birer birer… birer birer… Gene araya sırası gelmeyenler katılmış…sen küçük, haydi yerine, elli dört yıl sonra geleceksin. on iki tane aşık yeter, virgil'in çağında değiliz artık. Doktorda istemez yeryüzü onlarla dolu. Namuslu bir adam isteniyor, tek bir adam… Hani namuslu adam nerede? Sen misin? Amma da cılızsın, yaşayacağa benzemiyorsun pek. Islak çimenlerin üstünde çıplak ayakla dolaşarak, doğan güneşin sevinciyle dolmuş, hiçbir şey yapmamak mutlulu içinde evimize döneceğiz. Boş zannettiğimiz kafesimizde masmavi bir kuş var. Meğer o, her zaman evimizdeymiş, yanıbaşımızda görememişiz onu. Aramaya kalkmışız üstelik. Evet, yanılmadınız, tam da anladığınız gibi: Yoksul kulübemizdeki mutlulukla
yetinelim diyor Belçikalı yazar Maeterlinck… Zeynep Yazıcı - Niğde - 3.7.2003 netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |