|
21.08.2003 Tülay Çellek - netyorum.com / Sayı: 142
KİTAP RESİMLERİNİN CANI NAZAN ERKMEN
Çalışmaya Boğaziçi Üniversitesinde başlayıp MÜ Güzel Sanatlar Fakültesinde
idareci olarak sürdüren Sayın Prof. Dr. Nazan ERKMEN, öğretim üyeliğinin yanında
kitap resimlemeleri, sergi ve konferanslarıyla yaşantımızı zenginleştiriyor.
Ben de, farklı alanların insanlarıyla söyleşi yaparak yaşamı güzelleştirmeyi
umuyorum birlikte…
TÇ- Sizi çalışkanlığınız, organizasyonlardaki başarınız ve tabii kitapların
canını oluşturan resimlerinizden tanıyorum. Çok sevimli resimler, sanki onların
annesi gibisiniz. Alanınız olan Grafik Sanatında, tasarımı ve önemini anlatır
mısınız? Yani, Tasarım ve Grafik.
NE- Tasarım bir sistemin en basit, ya da bir yapı içerisindeki düzenidir.
Tasarım bir problem çözme aktivitesidir. Tasarım kelimesinin pek çok yorumu
olmasına rağmen, benim için tasarım kelimesinin tam karşıtı
“profesyonelleşme”dir. Kendi alanım olan grafik sanatı üzerinde
yoğunlaştığımızda, ortaya koyduğu tasarım ile birlikte sorumluluk gerektiren bir
yükün altına girmektedir. Tasarımcı kendi rekabetini yürütmekle de sorumludur.
Grafik tasarımı yapan sanatçı mesajı yapısal ve estetik fonksiyon olarak ele
alan problemi objektif olarak çözen. Ve en önemlisi toplumla iletişim kuran bir
sanatçıdır. Fikrin görsel iletişim şekline dönüştürülmesi ve bu dönüşüm süreci
içerisinde görsel dilin ürün içerisinde yaratılması tasarım alanını kapsar.
TÇ- Biraz daha genelleme yapalım. Çünkü yaratıcılığın yoğunlukla içinde olduğu
tasarım günümüzün de ön planındaki bir işlerlik. Bu bağlamda Sanat ve Tasarım
üzerinde durur musunuz?
NE- Tasarımcı bir taklitçi değil, bir yaratıcıdır, dolayısı ile çok önemli bir
sanatçıdır. Fikri yaratan, ve mesajını bir sanat alanı içerisinde, sanat dili
ile topluma sunan tasarımcıdır. İyi tasarım form, içerik ve fonksiyonun estetik
dili ile birbirine bağlanmasıdır. Sanat ve tasarım konusuna gelince, biri
olmadan diğeri olamaz. Kalp ve beyin birlikte olmalıdır. Güzel sanatlar ve
tasarım arasında çok büyük bir bağ vardır. Tasarımcı da sanatçı da her an
kendini aşan yaratıcılardır. Her kuvvetli fikri izleyen kuvvetli bir formun
ortaya çıkması kaçınılmazdır.
TÇ- Her anlamda kişilik çok önemlidir; Eğitimci, yönetici, insan ve sanatçı
olarak. Kitap resimlemeler için de bu geçerlidir. Sizin bu anlamda damganızı
vurduğunuz kitap resimlerinize değinelim. Ondan öte, kitap okuma, sevdirme
alışkanlığı kazandırmada çok önemli yeri olan Çocuk Kitabı Tasarımı konusunda
söyleyecekleriniz lütfen.
NE- Çocuklar için yazılan ve çizilenler en mükemmel sanat formunda olmalıdır.
Çocuklar için yazmak ve çizmek çok ayrı bir sanattır ve farklı bir anlayış
gerektirir. Gelişme evresinde olan bireylerde özgüveni ve beğeniyi geliştirmek
çok önemlidir. Bir kitabın grafik tasarım süreci teknik bilgilere dayanan
artistik bir proje ile başlar. Projeyi hazırlayan sanatçı, kitabın kapağını,
cildini, tipografi karakterini, puntosunu, satır aralarını, illüstrasyonlarını,
renklerini, baskı tekniğini. KitaplA ilgili her türlü detayı birlikte düşünmek
ve değerlendirmek zorundadır. Bir kitap bir mimari yapıt gibi ele alınmak
zorundadır ve kitabın başından sonuna kadar üniform bir anlayış sürdürmek
gerekmektedir.
TÇ- Gelelim yaratıcılığa. Yaşamın her alanında olan, olması gereken. Özellikle
eğitimde önemli bir yeri olan yaratıcılığa. Bu konuda neler söylersiniz?
NE - Yaratıcılık, sanatçının kendine özgü bir biçimleme dili oluşturmasıdır. Bu
dilin yardımı ile yazı ve söz ile anlatılamayanlar, sanat yoluyla aktarılır. Bu
dili anlamak için izleyiciler de kendilerini aşmaya çalışacaklardır. Yaratıcılık
ne denli güçlü bir plastik dile sahip olursa, eserin etkinliği de o ölçüde
etkili olacaktır. Yaratmak bir serüvendir. Amaç ölümsüz olanı açığa
çıkartmaktır. Sanatçı kendini dışa vururken yeni ifade biçimleri aramak
zorundadır ve özgür olmak amacındadır. Özgürlüğe kavuşmak da düşünce bilinci ile
oluşur. Bu bilincin oluşmasında form ve rengin çok önemli rolü vardır. Bir eser
yaratırken ortaya çıkacak olan yapıtın esasını oluşturan bu iç seslerle
kurulması gerekin bir iç gerilim söz konusudur. Bu iç gerilimin varlığı
yanısıra, sanatçı eserinde uyumlu bir bütünleşmeye varmak zorundadır. Bu
bütünleşme çizgi, renk ve biçimlerin ortaya koyduğu oranların dengesinden
doğacaktır. Bir sanat yapıtının sadece renk ve form olarak uyuşması da yeterli
değildir. Sanat yapıtında bütünlüğü sağlayan ögelerle kuruluna üstün bir gerilim
ile birlikte, armoni de sağlanabilirse gerçek sanat yapıtı ortaya çıkacaktır.
Sanatçı, bu yaratım esnasında form yasalarına bağlanmaktan kendini kurtarmak
endişesini de taşıyacaktır.
TÇ- Bilimin yanında Sanatın önemi üzerinde durabilir misiniz?
NE- Sanatçı nesnel ölçülerin dışında, öznel değerlere sahip, kişisel düşleme
olanağına sahip olan yaratıcıdır. Sanat toplumu ileriye götüren, fikren ve ruhen
besleyen en önemli olgudur.
TÇ- Bilim eğitimin yanında hatta birlikte olan Sanatın Eğitimi konusunda
söyleyecekleriniz…
NE- İnsan oluşumunun en önemli yanı sanat eğitimi ile biçimlenmesidir. Sanatla
eğitilen toplumlarda yeti, duyu, algılama düşünme, anma çağrışım, yaratma gibi
güçler harekete geçecektir. Herbert Read’e göre estetik duyarlılığın eğitilmesi
eğitimin en önemli aşamalarından biridir. Read’in kuramlarına göre tüm anlatım.
Ve kendini ifade tarzları, şiir ve edebiyat, müzik ya da sözlü diğer anlatım
biçimleri ve gerçekliğe birleştirimci biçimde yaklaşan her çeşit form, estetik
eğitimin kapsamına girer. Sanat eğitimi, bilincin, zekanın, yargılama ve
duyguların eğitimidir. Ancak bu duyumlar dış dünya ile uyumlu bağlantı ve
ilişkiler içine konulabilirse, bütünleşen bir kişilik ortaya çıkacaktır. Demek
ki sanat eğitimi kavramıyla, salt görsel ve plastik alandaki eğitim değil, tüm
ifade tarzlarını kapsayan bir eğitim anlaşılmaktadır. Burada eğitmenin rolü
tartışılmaz. Ancak çocuğa görmeyi hissetmeyi algılamayı öğretimi bir eğitim
aracılığı ile birey çevresi ile iletişim kurabilecektir.
TÇ- Ders kitapları resimlemeleri üzerine söyleyeceğiniz çok şey olmalı, bu
alanda oldukça başarılı biri olarak.
NE- İlkokullarda ve bilhassa ilk sınıflarda, ders kitaplarında yer alan
illüstrasyonların çok önemli etkisi vardır. Kitapların dili nasıl çocuk
psikolojine uygun olarak işleniyorsa, resimler de öyle olmalıdır. Nasıl bir ders
kitabını her okuma yazma bilen yazamazsa, bu resimleri de her ressam yapamaz.
Resimler, metinlerin resim dili ile yorumlanması olacaktır ve çocuğun
seviyesinde olması gerekmektedir. Ressamında en az yazar kadar kültürlü ve çok
iyi yorumcu olması gerekmektedir. Bu kitapların resimlemelerinde her yönden
kaliteyi yükseltmek için resimleme işini uzman bir sanatçıya yaptırmak
önemlidir.
İllüstrasyonlar motivasyonu sağlamalı, dili stimüle etmelidir. Tüm
resimlemelerde estetik değer olmalıdır. Öğrenmede resimlerin etkisi çok
büyüktür. İyi resimlemeler öğrenmeyi hızlandırır, kötü resimlemeler öğrenmeyi
yavaşlatır.Özellikle bir ve ikinci sınıflarda iyi resimlenmiş kitaplar öğrenme
hızı daha artmaktadır.
Ders kitaplarında yer alan resimlemeler sanatsal nitelik açısından çoğunlukla
çok zayıftır. Kitaplar çok monoton bir sanat dili ile resimlenmektedir.
Resimlemeler adeta bir klişe olmuştur. Resimlemeler, öğretirken eğlendirmeli ve
öğretmelidir.
TÇ- İletişim çağın sorunu ya da yapısı diyelim. Çok yönlü bir olgu. Bu bağlamda
İllüstrasyonlar, Çocuk ve İletişim üzerinde durur musunuz?
NE- Çocuklar için yazılanlar ve çizilenler en mükemmel sanat formunda olmalıdır.
Gelişme evresinde olan bireylerin özgüvenini ve beğenisini geliştirmek çok
önemlidir. Çocuklarla iletişim kurmanın bir başka yolu illüstrasyonlarla mümkün
olmaktadır. Duygu yüklü illüstrasyonlar çocukta ona katılma duygusunu
uyandırırlar.Sanat değeri olan resimlemeler çocukta okuma dürtüsünü
oluşturacaktır. Çocuk bu resimlemelerin altını, sayfanın devamını okumak
isteyecektir. Sağlam sezgilere ve eleştirel gözlemelere sahip olan çocuklardaki
entelektüel oluşumlar., ancak kaliteli resimlerin yardımı ile güçlenecektir. Ya
da tam tersi olacak, çocuğun dünyasını başına yıkacaktır.
Biçimleme resim diliyle konuşmaktır. Bu dili anlamak için çocuk da kendini
aşmaya çalışacaktır. Çocuğun gelişimi ve kendini aşması ancak sanat eğitimi
yoluyla gerçekleşecektir. Resimlemeler çocuğun düş kurmasını sağlayacak
nitelikte olmalıdır.
TÇ- Resimleme konularınız çeşitli, zengin, tarihten günümüze kadar uzanıyor. Bu
nedenle mitoloji, efsane ve günümüz konuları üzerinde neler söylemek istersiniz?
NE- Efsane ve mitoloji konularını sergilerimde seçmemdeki neden bu metinlerde
düş gücümü ve sanatçı fantezisini besleyen kaynaklar bulmamdan ileri geliyor.
Bu anlatımlarda yer alan varlıkların tanımları, bir uzay tanımlaması kadar
tanınmamışlıkları, yabancılıkları ve gizemleri beni çekiyor. Yaratıcılığımı
güdümlüyor. Burada anlatılanlar ve tripartit yaratıklar gibi varolanlar bir
sanatçı için müthiş bir kaynak. Ve bütün bu gizemin ardında “Efsanelerin izinde”
adlı koleksiyonda olduğu gibi günümüze ve kadının yaratıcılığına ve
üretkenliğine de göndermeler yer alabiliyor.
TÇ- Yaratıcılıkta seçimler, düşler, fanteziler önemli. Çalışmalarınızdaki
fantezi üzerine anlatacaklarınız…
NE- Sanatçı hiç kimsenin göremediklerini ya da hissedemediklerini yaratan
insandır. Benim için de sanatçı fantezisi aynı tanımdadır. Sanatçı bu fanteziyi
nereden edinir sorusu sorulursa da elbette okuduklarından., Ben mitolojileri ya
da efsaneleri resimlerken silindir mühürlerden ve Yıldız Cıbıroğlu’nun M’den
N’ye Kadın Seslerinden, Belkıs Mutlu’nun araştırmalarından v.s. den etkilendim.
Sanatçıyı besleyen kültür birikimi olmalıdır, bu olmadan da fantezi gelişemez.
TÇ- Sanatçı yapınız, sanat eğitimciliğiniz yanında birde yöneticiliğiniz var.
Yöneticilik sorumluluğu üzerinde durabilir misiniz?
NE- Ben bunu bir namus sorumluluğu olarak ifade edebilirim. Yönetici olan
insanın bir kuruma ve de topluma karşı bir görevi vardır. Bu görevi yerine
getirirken fedakarlık yapması gerekmektedir. Güzel Sanatlar fakültelerinde
yöneticilik görevini sanatçıların yapması bence doğru bir şey değil. Böylesine
önemli ve ciddiyet gerektiren, ve sanatçının sanat yaşamından özveri gerektiren
bir görevi yapmak gerçekten zor bir iş. Çünkü bu koltukta sadece kendinizi
değil, kurumunuzu temsil ediyorsunuz. Bunun için de kendinizi ve sanatınızı bir
süre için unutmanız gerekiyor.
TÇ- Neden kitap resimleme ya da illüstrasyon ve de çocuk kitapları ?
NE- Ben grafik bölümü mezunuyum. Benim işim, metini okuyup resimlemek, bu da
kitap resimleme alanına girer. Herkes kendi mezun olduğu alanda yaratırsa, daha
doğru bir iş yapmış olur kanımca.
Şimdiye kadar herhalde 3 bine yakın illüstrasyon yaptım sanıyorum. Bunların
çoğunluğu kitap kapakları, çocuk tiyatrosu afişleri, şiir resimlemeleri. Dergi
illüstrasyonları ve 100 ün üstünde çocuk kitabı. Bunların yanısıra, sadece
çocuklar için değil de, büyükleri de kapsayan koleksiyon çalışmalar mevcut.
Efsanelerin İzinde, Gılgamış, Dede Korkut, Ömer Hayyam’ın şiirleri vs gibi
büyükler için de yapılan resimlemeler çalışmalarım arasında yer alıyor. Çocuk
kitaplarının yoğun olması hem benim konuyu çok sevmemden ve çocuk kitabı
resimlemenin çok önemli bir sanat olduğunu kabul etmemden ileri geliyor.. Yurt
dışında bu konuya dönük yapılan bienallerde çocuk kitabı resimleyen sanatçıların
ne denli büyük yaratıcılar olduklarını uzun yıllar inceledim. Uçsuz bucaksız bir
iş.
TÇ- Konferanslarınız var. En çok işlediğiniz bir konuyu anlatır mısınız?
NE- Resimlemelerin Pedagojik Açıdan Etkileri: Ders kitaplarında yer alan
resimlemelerin pedagojik etkileri de çok önemlidir. Pek çok psikolog ve uzman bu
konuda araştırma ve deney yapmıştır. Bilhassa 1.ve 2.sınıf çocukları
illüstrasyon yerine fotoğraf gösterildiğinde hatırlama güçlüğü çekmektedir.
Çocuklar fotoğrafta gördüklerinden çok daha düşsel bir dünyada yaşamaktadırlar
ve fantezilerini geliştiren resimlemeler gördükçe, daha yaratıcı olurlar.
İlkokula başlaysan çocuklar ders kitaplarında gördükleri çok çeşitli
resimlemelerle zamanla bilgi edinmeyi öğrenirler, bu arada gizli bir sanat
anlayışı geliştirirler.
Çocuklar karşılaştıkları görsel imajlarda görsel kalite ve estetik değer
buldukları takdirde, algılama daha kolaylaşır. ( Wolff ve Levin,1979) Piaget,
Inhelder ve Zaporozhets adlı psikologlar ise çocuğun düş gücünün bilhassa
beyinsel aktivitesine bağlı olduğunu iddia etmektedirler. Hatırlamanın iyiye
götürülmesi ve aşama kaydetmesi, çocuğa mükemmel imajlar gösterildiği takdirde
mümkün olabilir. Etkin görüntü, çift ilişki öğrenmeyi geliştirir.
Resimlerle ilgili tanımlama hafızası yaşla olgunlaşır. Birden fazla obje içeren
kompleks illüstrasyonları öğrenme ve algılama yeteneği 6 yaşlardan itibaren
başlar. Nelson ve Kosslyn, 1976 da yaptıkları araştırmada büyük çocukların, 4 ve
5. sınıftakilerin soyut ve abstre resim ve şekillerini tanıma becerilerinin 6
yaşındakilere nazaran daha fazla olduğunu araştırmışlardır.
Roth ve Owen, 5 ile 8 yaş arasındaki çocukların kelimeleri resimlerle ilişki
kurarak hatırladıklarını, büyük çocukların ise resimlerle öğrenmek yerine kendi
imajlarını kurmayı yeğlediklerini ortaya koydular.
Çoğu ders kitabında, resimlemelerde özgün biçimlerin niteliğinden kaybettiği
görülmektedir. İnsanlar, hayvanlar, eşyalar, nesneler özgün biçimleri ile
algılanmalıdır. Bazı kitaplara yüzler, eller, kollar çizildiği görülmektedir. Bu
fazla abartılı bir anlatım olmaktadır. Çizeler hiçbir şekilde kendi öğretici
biçimlerini resme yerleştirip çocuğun düşlerini doldurmamalı, yaratıcılığını
engellememelidir. Resimlemeler çocukta resim yapma hevesini doğurmalıdır.
Sanatçı, çocuğun yorum yapabilmesi ve resim üstünde düşünerek onu
tanımlayabilmesi için ne kadar ipucu verirse, çocukta o denli biçimlendirme
yeteneği hareket geçecektir. Algılama noktasına gelen her çocukta çizme
yaratıcılığı başlar. Çocukları, sanatçı niteliğiyle resim yapmaya bu
resimlemeler teşvik edilmelidir.
Sonuç olarak, illüstrasyonlar gelişme dönemlerinin gereksinimlerini karşılamalı,
algılama, düş kurma, güzellik duygusu, bilgi edinme, toplumsal öğrenim ve
hepsinden önce eğlence ve oyalanma yeteneklerini geliştirmelidir.
TÇ – Teşekkür ediyorum.
Öğr. Gör. Tülay Çellek / 23.7.2003
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi (SANTAS)
e-posta:
tcellek@yildiz.edu.tr
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|