|
18.09.2003 Zagurdi - netyorum.com / Sayı: 144
SEVGİ SEVMEYİ YAŞAMAKTIR
Maddenin esaretinden kendini kurtarabilen ruhun tek sığınağıdır sevgi,
görülmez hissedilir, duyulmaz algılanır, koklayamazsınız, tadına da
bakamazsınız, Ancak yaşam gücü ve insanın insan olabilmenin ürünüdür. Nasıl
bulunur, Nasıl etkisi hissedilir, nasıl algılanır? Tüm bu faktörler için en
önemli kriter kendi iç dünyamızdır,. Sevgiyi bulabilmemiz için öncelikle kendi
kendimiz ile ve kendi iç dünyamız ile barışık olmayı başarabilmemiz gerekir.
Bunu başarabildiğimizde onun varlığını hisseder, onu görür ve algılarız.
Bir seziştir sevgi. Filizlenebilmesi için ise kesinlikle ego’nun olmadığı bir
ortam gerekir. Örneğin bizleri düşünelim, yani anne ve babaları, çocuklarımızı
çok severiz şüphesiz, onlar için canımızı veririz, sevgi adına onlar için neler
yapmayız, ömür boyu onları kendi düşüncelerimizin paralelinde görmek isteriz,
oysa istemeden onlara kötülük yapmaktayız. Neden mi? Tamamen kendi egolarımızın
tatmini arzusundan, onları kişiliklerini reddederek kendi uydumuz haline
getiririz, kendi açmazlarımızın ve egolarımızın tatminini onların varoluşlarında
ararız, kendi yetmezliklerimizi çocuklarımızın kişiliklerinde yenme arzusu sizce
de kendi egosal görüntülerimiz değil midir? Anne ve babaya güdümlü ve sürekli
yönlendirmeye yatkın bir nesil yetiştirmenin, evlat sahibi olma coşkusu ile bir
bağının olduğunu düşünmemekteyim.
Sevgi’de ayırım, yönlendirme ve şartlandırılma olmamalıdır. Sınırsız bir sunuşla
gelmelidir. Zengin, fakir, güçlü güçsüz, güzel çirkin gibi zıtlıklardaki
insanları aynı kefeye koyarak aynı hoşgörü ile değerlendirebilme erdeminin
gösterilebilmesidir sevgi.
Dünyanın en zengin insanı olabilirsiniz, yani sınırsız bir maddi servetiniz
olabilir. Bu nitelikler dünyevi ölçülerde insanlara sunulan emanetlerdir, yani
her an yitirilebilir, oysa sevgi insanlara sonsuza dek sunulan bir servettir.
Bir kez kazanıldığında kaybedilmez değeri yitirilmez aksine her geçen gün artar.
Çünkü hayatımızın aydınlık, huzur, ve mutluluğu sonsuza dek idamesini sağlayan
en önemli güçtür. Aynı zamanda ölümden sonra bile herkese yansıyışını
sürdürebilen tek duygudur. Kesintisiz mutluluk aracı olmakla birlikte dünyanın
en çok sömürülen ve kötüye kullanılarak yıpratılan bir duygudur da.
Yaşam yolundaki en büyük rehberdir sevgi. Ancak sevgiye ulaşabilmek için önce
sevmesini bilmek gerekir. Sevmeyi öğrenen insanın hakkıdır sevilmek. Herkese
özünüzden kaynaklanan sevgi dolu bakışlarla baktığınızda inanın sevilme
coşkusunu da yaşayabileceksiniz. Seven bilinçli bir şekilde acı çektirmez
sevdiğine, çünkü birlikte ağlanır v e birlikte gülünür. Adeta iki yarımın
eksiksiz ve mükemmellik içinde tamamlanmasıdır. Çünkü sevgi mükemmelliktir.
Sevgi gerçekçilik ve yürekliliktir aynı zamanda. Seven sevdiği kişiyi yargılamak
durumunda kalsa dahi sonuç ne olursa olsun sevgi bağı yara almayacaktır. Belki
sonuçlar itibariyle üzüntüler oluşacak, burukluklar yaşanabilir, ancak çok kısa
zamanda tüm bu olgular sevgi potasında eriyerek anlayışa dönüşecektir. Özdeki
ilahi kaynak olduğundan özün dışa yansımasıdır.
Seven için can verilir hem de seve seve. Birbirini seven iki insanın birbirine
sunabilecekleri en büyük ödül yine kendileridir. İnsan sevdiğinden korkar, çünkü
sevginin içinde saygı da vardır. Bu sevgi ve saygı ile sevilen ürkütülmekten,
gücendirilmekten ve üzmekten korkulur.
Sevgi kadınla erkek arasında ilk hissedilen ve etkisiyle adeta iki bedende bir
ruh şekli ile ortaya çıkan, birbirlerini tamamlama, düşüncelerinde, hareket ve
beklentilerinde sanki bir olmuş ve hep bir kalacakları iddiasındaki insanların
yarattığı tutku silsilesidir.
Sevgiden kaçılmaz, eninde sonunda gönül kapınızı çalacak ve mutlaka kendini
hissettirecektir, zamanı da yoktur ayrıca, ne zaman ve nerede karşılaşacağınızı
bilemezsiniz. Sevgiyi aşk kademesine getirdiğinizde hem duygu, hem coşku ve hem
de tutkuya sahip olabilirsiniz. Ancak sevgi özen ister, sevilmek için ise önce
hak etmek gerekir. Sahiplenmekten ziyade paylaşabilmektir. Kısaca SEVGİ SEVGİYİ
YAŞAMAKTIR
Ben mi? Sevgi’yi çok geç de olsa yakalayabildim ve öylesine bir sevgi yaşıyorum
ki, aşk mertebesinden de tutkudan da öte, sahi tutkudan sonraki duygunun adı ne
idi?
Zagurdi - 15.9.2003
e-posta: zagurdi@mextup.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|