| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

18.09.2003 Zagurdi - netyorum.com / Sayı: 144

SEVGİ SEVMEYİ YAŞAMAKTIR

Maddenin esaretinden kendini kurtarabilen ruhun tek sığınağıdır sevgi, görülmez hissedilir, duyulmaz algılanır, koklayamazsınız, tadına da bakamazsınız, Ancak yaşam gücü ve insanın insan olabilmenin ürünüdür. Nasıl bulunur, Nasıl etkisi hissedilir, nasıl algılanır? Tüm bu faktörler için en önemli kriter kendi iç dünyamızdır,. Sevgiyi bulabilmemiz için öncelikle kendi kendimiz ile ve kendi iç dünyamız ile barışık olmayı başarabilmemiz gerekir. Bunu başarabildiğimizde onun varlığını hisseder, onu görür ve algılarız.

Bir seziştir sevgi. Filizlenebilmesi için ise kesinlikle ego’nun olmadığı bir ortam gerekir. Örneğin bizleri düşünelim, yani anne ve babaları, çocuklarımızı çok severiz şüphesiz, onlar için canımızı veririz, sevgi adına onlar için neler yapmayız, ömür boyu onları kendi düşüncelerimizin paralelinde görmek isteriz, oysa istemeden onlara kötülük yapmaktayız. Neden mi? Tamamen kendi egolarımızın tatmini arzusundan, onları kişiliklerini reddederek kendi uydumuz haline getiririz, kendi açmazlarımızın ve egolarımızın tatminini onların varoluşlarında ararız, kendi yetmezliklerimizi çocuklarımızın kişiliklerinde yenme arzusu sizce de kendi egosal görüntülerimiz değil midir? Anne ve babaya güdümlü ve sürekli yönlendirmeye yatkın bir nesil yetiştirmenin, evlat sahibi olma coşkusu ile bir bağının olduğunu düşünmemekteyim.

Sevgi’de ayırım, yönlendirme ve şartlandırılma olmamalıdır. Sınırsız bir sunuşla gelmelidir. Zengin, fakir, güçlü güçsüz, güzel çirkin gibi zıtlıklardaki insanları aynı kefeye koyarak aynı hoşgörü ile değerlendirebilme erdeminin gösterilebilmesidir sevgi.

Dünyanın en zengin insanı olabilirsiniz, yani sınırsız bir maddi servetiniz olabilir. Bu nitelikler dünyevi ölçülerde insanlara sunulan emanetlerdir, yani her an yitirilebilir, oysa sevgi insanlara sonsuza dek sunulan bir servettir. Bir kez kazanıldığında kaybedilmez değeri yitirilmez aksine her geçen gün artar. Çünkü hayatımızın aydınlık, huzur, ve mutluluğu sonsuza dek idamesini sağlayan en önemli güçtür. Aynı zamanda ölümden sonra bile herkese yansıyışını sürdürebilen tek duygudur. Kesintisiz mutluluk aracı olmakla birlikte dünyanın en çok sömürülen ve kötüye kullanılarak yıpratılan bir duygudur da.

Yaşam yolundaki en büyük rehberdir sevgi. Ancak sevgiye ulaşabilmek için önce sevmesini bilmek gerekir. Sevmeyi öğrenen insanın hakkıdır sevilmek. Herkese özünüzden kaynaklanan sevgi dolu bakışlarla baktığınızda inanın sevilme coşkusunu da yaşayabileceksiniz. Seven bilinçli bir şekilde acı çektirmez sevdiğine, çünkü birlikte ağlanır v e birlikte gülünür. Adeta iki yarımın eksiksiz ve mükemmellik içinde tamamlanmasıdır. Çünkü sevgi mükemmelliktir.

Sevgi gerçekçilik ve yürekliliktir aynı zamanda. Seven sevdiği kişiyi yargılamak durumunda kalsa dahi sonuç ne olursa olsun sevgi bağı yara almayacaktır. Belki sonuçlar itibariyle üzüntüler oluşacak, burukluklar yaşanabilir, ancak çok kısa zamanda tüm bu olgular sevgi potasında eriyerek anlayışa dönüşecektir. Özdeki ilahi kaynak olduğundan özün dışa yansımasıdır.

Seven için can verilir hem de seve seve. Birbirini seven iki insanın birbirine sunabilecekleri en büyük ödül yine kendileridir. İnsan sevdiğinden korkar, çünkü sevginin içinde saygı da vardır. Bu sevgi ve saygı ile sevilen ürkütülmekten, gücendirilmekten ve üzmekten korkulur.

Sevgi kadınla erkek arasında ilk hissedilen ve etkisiyle adeta iki bedende bir ruh şekli ile ortaya çıkan, birbirlerini tamamlama, düşüncelerinde, hareket ve beklentilerinde sanki bir olmuş ve hep bir kalacakları iddiasındaki insanların yarattığı tutku silsilesidir.

Sevgiden kaçılmaz, eninde sonunda gönül kapınızı çalacak ve mutlaka kendini hissettirecektir, zamanı da yoktur ayrıca, ne zaman ve nerede karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Sevgiyi aşk kademesine getirdiğinizde hem duygu, hem coşku ve hem de tutkuya sahip olabilirsiniz. Ancak sevgi özen ister, sevilmek için ise önce hak etmek gerekir. Sahiplenmekten ziyade paylaşabilmektir. Kısaca SEVGİ SEVGİYİ YAŞAMAKTIR

Ben mi? Sevgi’yi çok geç de olsa yakalayabildim ve öylesine bir sevgi yaşıyorum ki, aşk mertebesinden de tutkudan da öte, sahi tutkudan sonraki duygunun adı ne idi?

Zagurdi - 15.9.2003
e-posta: zagurdi@mextup.com


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
144. Sayı önceki yazı 144. Sayı sonraki yazı
   
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye