|
02.10.2003 Gülay Şahin - netyorum.com / Sayı: 145
DÜŞ KANADINDA ÖZLEM...
Bak ben sende hep dünyalar tatlısı minik bir kız çocuğuydum, hani kırmızı
şapkalı bir masal kahramanıydık ya ikimiz, işte o şimdilerde böyle başındaki
şapkayı çıkarmış, ve aynı renge saçlarını boyamış, yine oyun bir aşk yaşamak
istediği sevdiğini pembe yanakları ve hüzünlü suratı ile bekliyor. Boşlukta
geçen zamanların çoğuna ayakkabısının ucundaki top gibi fırlatıyor ve arkasında
hep bir yazı mevcut Seni Çoook Özledim.
Bu özlemin bitmeyeceği bir zaman gelecek mi acaba (?) soruyor. Hem de her
dakika, her an. Çantasını da orada bırakıyor, çünkü; içinde özlemleri var, olur
da sevdiği o yöreden geçerse ayağı takılır belki, biraz sendelenir, o sayede
içindeki özlem tohumları üzerine saçılır ve o da kalbin diğer ucundaki ok'a
asılıp düşmekten korunur. Asılı kaldığı kalbin diğer ucu da onu düşürmekten
sakındığı için her an sıkıca tutar..
Birlikte bu minik kız çocuğunun gözlerini gülümsetir ve özlem dolu aşkın kanayan
dallarını birbirine tutturduktan sonra, duvar taşlarında birkaç zaman aralığı
açılıverir ve biz ikimiz işte o aradan zamana sığmasak da akar gideriz.
KALBİNİ SERBEST BIRAK.
Bıraksan sende kalbini, tutmasan artık üstünden sıkıca, serbest bırak, özgür
bırak, bırak ki uçarak konsun bekleyiş dolu gamzelerime, merakla geçen
zamanlarımdaki gözlerime. Bakınsın durmadan seni bekleyen duygularıma. Görecek
ki zaten o anda, bu şapkası kayıp kız çocuğunun en derin kalbin sahibi olduğunu,
kendisinde ise görecektir tek düşündeki çıplaklığını...
Gülay Şahin - 23/6/2003
e-posta: gulay_sahin@hotmail.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|