|
16.10.2003 Caner Sağlam - netyorum.com / Sayı: 146
BEŞERİYET KRİTERLERİ
İnsanların birbirleri ile ilişkilerindeki en önemli kriter bilindiği gibi
iletişimdir. Bir şeyler paylaşmak ve gerçekleri aktarmaktan fazlasıdır iletişim.
İyi iletişimin akıl sesi ile başladığı bilahare başka sesleri de devreye soktuğu
malumdur. İletişimin bilgi ile de bağlantısı vardır muhakkak, ancak bilgi bir
şeyi söylemektir, oysa iletişimde bir anlam ve etki vardır.
İletişim kurarken kelimelerden fazlasını kullanmak gerekir. Ses tonumuz ve beden
dilimiz kullandığımız kelimelerin anlamını karşımızdakine aktarır. Birisi bize
kendisini sevip sevmediğimi sorduğunda “Elbette seni seviyorum” derken aslında
“Bana bunu tekrar sormandan gerçekten rahatsız oluyorum” “Her şey yolunda” veya
“Beni terk edersen ölürüm” gibi ifadeleri ses tonumuzda ya da beden dilimizde
yansıtmamızın nedeni budur. Yani kelimeler iletişimin sadece başlangıcıdır.
Sözcükler ve söze dökülmeyen işaretler farklı mesajlar verdiğinden, sözel
olmayan mesajlara inanırız. Sözcüklere cevap vermemiş ve beden dilini fark
etmemiş gibi davranabiliriz. Çünkü kelimelerle beden dili arasındaki çatışma
bize sıkıntı ve utanç verici görünür. Ama içten içe bir şeylerin yolunda
gitmediğini biliriz.
İletişimde en önemli araç sorulardır. Soruların iki nedeni vardır. İlk neden,
gerçeği ortaya çıkarmak ve karşımızdaki kişinin yaşadıklarını anlamak, ikinci
neden ise, karşımızdaki kişiye istediğimiz, bize uyacağını düşündüğümüz şeyi
söyletmektir. Birincisi dürüstçedir. İkincisi ise yönlendirici bir yaklaşımdır.
Ancak yönlendirici tarzda soru soranların yaptıkları en büyük hata karşı tarafı
yönlendirmiş olmak değil, yönlendirilmiş yanıtı doğru kabul ederek hareket
etmektir.
Şöyle akıl yürütürler; “Eğer kurnazlık edip ona beni sevdiğini söyletebilirsem,
beni sevdiğini anlarım” ya da “Eğer onun bana her zaman sadık kalacağını
varsayabilirim ve ona göre hareket edebilirim” Ne var ki, birisini bu tür bir
soruya cevap vermeye zorlamak, boşa nefes tüketmekten başka bir şey değildir.
Yönlendirmeyi iknadan veya rehberlikten ayıran şey niyetin ne olduğudur. Konu
bilgi toplamaya geldiğinde 7 tane çok yararlı kelime vardır. Ne, Nerede, Nasıl,
Ne zaman, hangisi, kim, niçin. Bu kelimelere sorulan sorulara EVET veya HAYIR
kelimeleri ile cevap verilemez. Tam cevaplar gereklidir.
Hayır dediğimizde kişileri üzmekten kırmaktan, Evet dediğimizde ise bizden
beklenenlerden hicap duyulabilir (Bu cümleler Dahlia’nın Net Yorum’un 145.
sayısında yer alan EVET/HAYIR başlık yazısından izni çerçevesinde alıntı
yapılmıştır.
Eğer karşı tarafa cevap verecek yeterli zamanı bırakır ve üzerine gitmezseniz,
bu 7 kelime ile etkin biçimde bilgi toplayabilirsiniz. Ancak neden kelimesiyle
soru sorarken dikkatli olmamızda fayda vardır. İlk 6 soru gerçek bilgileri elde
etmek için kullanılır. Neden sorusu ise kararın arkasındaki mantığı
sorgulamaktadır. Bunun elde edilecek yararlı bir bilgi olmasına karşın böyle bir
soruyla karşılamak kişiye sorgulandığı veya yargılandığı hissini verebilir.
Karşınızdaki kişi eylemi ve kararını haklı çıkarmaya zorlamaktasınızdır. Bu tür
bir soru eleştiri gibi algılanabilir. Özellikle tartışmalı bir konuşma geçiyor
ise.
İletişimdeki diğer önemli unsur güvendir. Güvende her zaman bir risk payı
vardır. İnsanların her zaman güvenilir olmadıkları bir yaşam gerçeğidir. Hemen
güvenmek veya hiç güvenmemekde aptalcadır. Güven konusunda sorulacak sorulara
verilecek kolay yanıtlar yoktur, ama her zaman kullanacağımız bazı kurallar
vardır.
Güvende daima sınırlar olmalıdır. Sınırları olmayan bir güven duygusu sağlıklı
olmadığı gibi aynı zamanda koşulsız bir teslimiyettir. Güvenin kazanılması
gerekir. Neye ne kadar yada kaç kere hoşgörülü olacağımız konusunda belirgin
davranmak gerekir.
Güven duygusu insanların söylediklerine değil yaptıklarına dayanarak zaman
içinde oluşur. Korktuğunuz zaman güven duyamazsınız. Güven duygusunun hafife
alınmaması gerekir. Peki birine güvendiğinizde sizi yarı yolda bırakır ve
ilişkiniz bozulur ise. Bu kesinlikle acı vericidir. Sadece karşınızdaki kişiyi,
istediğiniz ilişkiyi kaybetmenize neden olmakla kalmaz aynı zamanda özgüveninizi
de sarsar. Kendi özgüvenimizi geliştirmek için başkalarına güveniriz. Başkaları
bizi sevdikçe ve ilgi duydukça kendimizi daha iyi hissederiz. Özgüveni ve kendi
fikirleri üzerine kurulmuş ve başkalarının düşündüklerine aldırmayan çok insan
vardır.
Bazen bir ilişkiyi ne zaman bitireceğimize karar vermemiz gerekir. O zaman
kendinize şu soruya sorabilirsiniz. “Hiçbir şey değişmediği taktirde bu ilişkiyi
devam etmeye hazır mıyım”. Bu en kötüsüdür. Hazırsanız devam edin, değil iseniz
ilişkiyi bitirmeniz gerekir.
Caner Sağlam
e-posta: pay_lit@hotmail.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|