![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
30.10.2003 Fatoş Ünal - netyorum.com / Sayı: 147"... BU KONU BURADA BİTER ..."Deneme 1, deneme 2... Görüldüğü gibi deneme 3 gelmiyor. Bir işe kalkışırken
süreklilik sağlamaya söz verdiyssiniz, sözünüz sizi bir gölge gibi izler. Biraz
vurdum duymazsanız veya beceremeyeceğinizi anladıysanız kenara çekilip sizi
geçmesine izin verirsiniz. Yok değilseniz de, aradan dereden tadı çıkmasa da
devam ettirirsiniz. Sözüm kendime kimi zaman hatayı kendimde, kimi zamanda
dışarda aramaktan öyle kör oluyor ki gözlerim hiçbir şey göremiyorum. Galiba
hatalara takılmaktansa, sonrasında olanları kotarmaya çalışmak daha doğru. En
azından daha az acıtır. Hikaye başlamadan bitecek gibi görünüyor. Eh, en
nihayetinde birçok şeyden külfete katlanmamak uğruna vazgeçmiyor muyuz? Aşklar,
arkadaşlıklar, aileler, işler... Sahi çok mu külfetli geldiler? Saat 18.00. Bir yarım saat sonra kendimi sokaklara atabilirim. Evime atmam
pek mümkün gözükmüyor, zaten bütün kış evde geçecekken, bu ılık, yağmurlu akşamı
dışarda geçirmek hoş olabilir. Hem evin kapısında beni bir sürpriz de
bekliyorsa… Galiba en iyisi bir filme gitmek. Beyoğlu'nun kalabalığına karışıp
ben de biraz İstanbul soluklanayım biraz. Ama içki yok, kadın yok! Mümkün mü?
Etraftaki insanlar içinde yalnız olanlar kolayca seçilebiliyorlar. Ama galiba bazıları, insanların yalnız kalmak, yalnız içmek ve yalnız eğlenmek isteyebileceklerini anlamıyorlar. Arkamda, bir genç kız grubu sanki bir yerlerde yüzyıllardır kapatılmışçasına erkeğe susamış! Nereden mi biliyorum? Önlerinden geçen ve tacize uğramayan erkek kalmadı ya da anlatılmadık yakası açık fıkra! Belki sessiz kalıp, kendilerini gizlemeye çalışsalar her birinin önünde kuyruklar oluşabilir. Öylesine güzeller ama bu gürültüleriyle onları güzel görmek mümkün değil. Çirkinler, evet çok çirkinler! İçlerinden biri t-shirt'ümün üstündeki "freedom wear" yazısı üzerine kurduğu esprilerin ne kadar sıkıcı olduğunu fark etse diyorum, nafile etmiyorlar tabii! Giyindiğim kadar özgür düşünebilseymişim şimdi barın tuvaletinde yakın temas eylemde bulunabilirmişiz. Komik değil mi? Bazen olsa da yapsam deyiverir insan, bazen de delikler üstüne üstüne geliyor diye boğulup, nefret eder o koca deliklerden. - Sizi burada göreceğimi hiç sanmazdım? Hemen yanı başımda peydahlanan 20'li yaşlardaki bu hatunun boyu en az 1.75 olmalı. Tahminen okulun en uzun boylu kızlarından olduğu için bütün lise hayatı boyunca kız arkadaşlarının sevgililerini dinledi ama asla sevgilisi olmadı. Kendini hayatın kollarına attığındaysa uzun boyunun nimetlerinden faydalanan, tepeden bakan bir hatun oluvermişti. - Pardon, tanışıyor muyuz? Bana tokat mı attı? Hayır, hayır sarhoşsunuz dedikten sonra arkasını dönüp, çekip gitti. Ben sadece arkasından uzun bacaklarını gördüm ve dümdüz sandaletlerini. Hay aksi şeytan! Yine ne yapıyorum ben? İçkiyi bırakmanın zamanı olabilir. İçtikçe sapıtıyorum. - Hey hesabı buraya bırakıyorum, eksik-fazla varsa sonra ödeşiriz. Bye! - Çok kötüsünüz.
Fatoş Ünal netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |