| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

13.11.2003 Emre Yavuz - netyorum.com / Sayı: 148

DUYGULAR

Sevgi nedir açıklayabilir misiniz? Aşk, nefret, arkadaşlık, dostluk; açıklayabilir misiniz bunları bana. Ben pek sanmıyorum. Ne derseniz deyin. Ne düşünürseniz düşünün hepsini çürütebilirim çünkü bunların hepsi birer duygudan ibaret. Hepsi birer içgüdü. Hepsi birer BENCILLIK. Evet, doğru bencillik. Çünkü herkes için farklıdır bu terimler, tanımlar, daha doğrusu duygular.

Mesela sevgi. Nedir sevgi? Bir düşünün açıklamasını nasıl yapabilirsiniz? Bir duygunun açıklaması olabilir mi? Açıklayabilir misiniz duygularınızı karşınızdakinin anlayacağı şekilde ya da sizin hissettiklerinizi hissedecek şekilde. Açıklarsınız anlatırsınız. Daha doğrusu siz açıkladığınızı sanırsınız. Karşınızdaki varlık ya da varlıklar sizle aynı duyguları paylaşamazlar daha doğrusu sizin tattığınız duyguları tadamazlar. Çünkü herkesin içindeki sevgi, dostluk, sevinç, hüzün vs. duygu tomurcukları, tanecikleri farklı tat alır, farklı bir hisse kapılır. Tıpkı bir insanın güzel dediğine diğerinin çirkin diyebildiği gibi.

Her kişi farklı tanımlar. Kendine has. Bencilce. Sevgi kimisine göre basit bir duygudur. Bir insana gösterilen ilginin göstergesi diyebilir. Kimisi de der ki dünyadaki değerlerin bir simgesidir. Verilecek bir cevap: Bir şeye verilecek bir değer bir başkası için aynı değere sahip değildir. Tamam, hadi sevgi insana verilen önemi gösteren bir duygu çeşidi diyelim.

Peki Aşk nedir? Bir insana onu sevdiğinizi söylediğinizde bu olaya aşk dersiniz, deriz. Peki, sevgi neydi, ona olan ilginin göstergesi değil mi? E o zaman biz herkese aşığız. Ne oldu şimdi. Arapsaçına döndü ortalık. Kimisi der sevginin en üst noktasındaki duyguya verilen ad. Nerden bilinir ki sevginin en üst noktası. Hangi derecelere bakarız. İki kişi sevmişizdir belli aralıklarla. İlk başta aşık olmuşuzdur birine öyle değil mi başka türlü sevgili olmaz herhalde. Ayrılmak zorunda kalmışızdır. İkinci kişiyi daha çok sevmişizdir. Ona da Aşık olduk deriz. Hani zirvedeki duyguydu aşk?

Nefret. Duyguların en kötüsü. Sevgimizin en az en kötü derecesi. Belki de en iyi derecesi. Kim bilebilir? Delilerin aslında en akıllı insanlar olduklarını biliyorsanız demek istediğimi anlarsınız. Diyorum işte duygular tamamen bencillik abidesi. Her insan için farklı anlamlara geliyor.

Bir arkadaşınızla buluşacaksınızdır. Eğer buluştuğunuz kişi karşı cinstense hemen arkadaş terimi!! farklı bir anlama bürünür bir başkası için. Bir sevgiliye kadar varabildiği gibi. Ama sizin için sadece birkaç dakika görüşüp dertleşebildiğiniz bir kişidir belki de. Kimi insana dersiniz; "Arkadaşımla buluşmaya gidiyorum" alacağınız cevap şudur; "Karşı cins mi (kız mı erkek mi)" veya "hangi arkadaşın". Karşı cinsten biri olunca eğer bir de büyüklere yakalanırsanız eyvah. Ya bin bir öğüt dinlersiniz, sürüsüyle nutuk yersiniz ya da pişmiş kelle gibi sırıtışlarını görürsünüz. Ama aslında sadece bir arkadaştır işte. Konuşabileceğiniz biri. İşte demek istediğim bu herkes her duyguya farklı bir anlam yükler. Herkes kendince bir şeyler koyar üstüne. Bencilleştirir yani duygularını.

Ama Hayata renk veren, güzelleştiren, hayatın tatlı tuzlu, acı, ekşi geçmesini sağlayanlar da duygulardır. Bırakın kimse kimseye bir duyguyu anlatmaya çalışmasın. Herkes yaşasın o duyguları. Kendinden bir şeyler katsın. Kendi karar versin neyin ne anlama geldiğini. Hayatı başka türlü yönetemeyiz. Biz bir şeyler katacağız ki kendimizden ayak uydurabilelim. Her şeye bir sevgiyle yanaşalım ama sevgi dozajını her insanın kendisine bırakalım...

Emre Yavuz


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
148. Sayı önceki yazı 148. Sayı sonraki yazı
   
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye