|
13.11.2003 Tülay Çellek - netyorum.com / Sayı: 148
YAŞAMIN ZITLIĞINDAKİ DENGE
“Zıtlık” değince aklıma ilk gelen “birlik” sözcüğü olur. Zıtlık değince hemen
çağrışan “denge” sözcüğü yaşam bulur zihnimde. Zıtlık karşıtlığını içinde
barındırır. Ve karşıtlığını doğurur.
Öğrencilerime bariz bir şeklide zıtlığı gösteren saydamları izletirken yaşamda
zıtlık konusunda bana örnek verebilir misiniz, diye sordum. Söyleşilerde de
çokça yaşanan derste de yaşanıyor. Soru soramamak ve konuşamamak ve de
örnekleyememek. Soru sorulduğunda şaşkınlık yaşamak. Şaşkınlık zamanlarını
geçirsinler diye erkek - kadın dedim. Arkası gelmeye başladı yavaşça. Islak-
kuru, gece- gündüz, kapalı-açık, gibi…
Zıtların birliği, zıtların dengesi, her olay zıtlığını doğurur. Zıt gitme,
zıddıma gidiyorsun. Zıtlık yapma. Ne kadar zıtlar değil mi? Kontrast olmuş-zıt
olmuş. Yaşamda, dilde yerini alıyor zıtlık. Zıt derken dışarıda bırakılan
aslında içimizde olan.
Yumurtanın sarısını seven ben, beyazını seven arkadaşla değiş tokuş yapardık. Bu
zıtlık işimize yarıyordu çünkü. Bizi tamamlıyordu. Uyku-uykusuzluk.
Güzel-çirkin. Yumuşak başlıdır-sert başlıdır. Beyaz gibi iyimser, siyah gibi
karamsar. Ekmeğin kıyısını seven, ekmeğin içini sevenle iyi anlaşır.
Sözcük anlamıyla zıtlık; karşıtlık, karşıt olma, çelişki olarak ele
alınmaktadır. Zıtlık-karşıtlık kavramına geniş kapsamıyla bakıldığında, evrende
her şeyin karşıtlıklar dengesi içinde oluştuğunu görürüz. Bu sosyal yapıda da,
biçimsel yapıda da böyledir ve zıtlık yoksa hareket yoktur, varlık yoktur, süreç
yoktur. Sanki hayat yoktur. Yaşamla ölüm zıtlığı gibi… Sanat açısından değerli
görülen her yapıtta kuşkusuz çok iyi çözümlenmiş kontrast bir denge vardır. Bir
şeyin değerlendirilmesinde karşıtlıklar daima ön plandadır. Zıtlıkta denge
kurulması bir çok şeyi çözümleyecektir. Çünkü görsel anlamda en önemli
belirleyici özellik zıtlık kavramındadır. Bu karşıtlığın boyutu, alımlanması
bireye göre değişir. Bazılarında şiddetli, bazılarında yumuşak olabilir.
Bazılarında değerli, bazılarında sıradan, bazılarında da değersiz olabilir. Bir
zıtlık daha. Bireysel farklılıklara dayanan. Bu ayrıcalıkla zenginleşen
dünyamız. Farklı renklerde, zıtlığa dayanan boyutta. Birinin çorbayı yemekten
önce, diğer topluluğun yemekten sonra içmesi. Birinin doğayı, diğerinin insanı
model alması. Birinin sanatta, diğerinin bilimde ilerlemesi. Şu çeşitliliğe ve
doğurduğu zenginliğe bakınız;
Ölçü zıtlığı, aralık zıtlığı, renk zıtlığı, doku zıtlığı, biçim, üslup
zıtlıkları ilgi topladığı ve canlılık yarattığı için önemlidir. Örnekleri
çoğaltmak mümkündür. Uzun – kısa, kalın – ince, dar – geniş, yuvarlak – köşeli,
sert – yumuşak, mat – parlak, kuru – ıslak, hafif – ağır, siyah – beyaz vs.
Zıtlık konusundaki uygulamalarda; resim ve fotoğraflardan yararlanılarak anlam
bağlamında zıtlık yaratacak bir yapıt üretilebilir. Bir yaşam kurgulanabilir
zıtlık özünde. Anlam yanında biçimsel tarzda zıtlık kavramından yaralanılarak
çalışma yapılabilir. Zıt malzemeler birlikte kullanılarak çalışılabilir vs. Hani
birbiriyle hiç ilişkisi görünmeyen ama yaratıcılık bağlamında değer bulan
ilişkilendirmelerle. Biri yazar. Biri çizer. Biri düşünür. Biri yaratır, diğeri
uygular. Tamamlayan zıtlıklar, zenginleştiren zıtlıklar, çeşitleyen zıtlıklar.
Ayıran zıtlıklar. Ya sizin zıtlığınız!...
Öğr. Gör. Tülay Çellek - 11.11.2003 - İstanbul
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi (SANTAS)
e-posta:
tcellek@yildiz.edu.tr
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|