| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

15.12.2003 Tülay Çellek - netyorum.com / Sayı: 149

LES DEĞERLENDİRMELERİ

Bir iki yıl önce katıldığım bir konferansta ve bir başka sempozyumda sunulan bildirilerden öğrendiklerimi aktarmak isterim. Resim bölümüne alınacak öğrencilere yetenek sınavı yapılmış. Değerlendirmelerde ön sıraları alanlar, örneğin üçüncü sırayı alan öğrenci kayıtta son sıraya düşmüş, üstelik bir kısmı da yedeğe kaymış. Bunun nedeni de yetenek sınavında son sıraları alanlar, LES sınavında yüksek puan aldıkları için kayıt yaptırma hakkına sahip olmuşlar. Yeteneği ve özellikle ilgisi tartışılacak bu gençlerle sanat eğitimi nasıl başarılı olacak? LES bilgisine sahip olabilir ama sanatsal duyarlılığa, sezgiye, algıya, görmeye sahip olmayan öğrenciler, bunlara sahip olan öğrencilerin yerine alınarak bu ülkede nasıl başarı sağlanabilir? Bu durumda LES bir kişinin bireysel farklılığını, zeka yapısını, kişilik özelliklerini test etmek için uygun bir sınav mıdır? Böylece ciddi bir problem yaratıldığı söz konusu değil midir? Kültür, bilgi gerekli. Ama bireyin tercih ettiği bilgi önemli.

Aynı durum, her alanda söz konusu… Doktora, sanatta yeterlik, yüksek lisans yapacak kişiler bir alanın ayrıntısına, özeline girmiş, girecek demektir. Artık bir özellik, bir nitelik söz konusu olduğundan değerlendirmeler de bu bağlamda yapılmalıdır. Genel anlamda değil. Askere gidecek olanla, akademik alanda ciddi çalışmalar göstermiş, gösterecek olan böyle bir sınavda ayıklanmak yerine, askere gidecek kurtarılıyor diğeri harcanıyor. O zaman tekrar dönüp bakmak gerekir LES ve benzeri sınavlara. Eğer onlara girmek devlete para getiriyorsa, bu bağlamda da gerekli görülüyorsa puan sınırlaması konulmaz. Öte yandan Akademik çalışmalara bakılır. Aynı şekilde bir arkadaşımın uluslararası ödülleri var. Ama o da yabancı dil sınavını aşamıyor. Yabancı dil gerekli. Fakat sınav içeriği yanlış. Sanat eğitimcisine sanat literatürü gerekli, banka literatürü değil.

Bu durumda, “gelişmekte olan ülke” konumundan ne zaman kurtuluruz dersiniz?

* * *

LES iki aşamalı bir sınav. Önce sayısal bölümün soruları veriliyor kurallar gereği ve bu, bir buçuk saat sürüyor. Bitince ara vermeden sözel sınav başlıyor. O da bir bucuk saat sürüyor.

Bu durumda, bireysel farklılıklar çerçevesinde sözelden giren insanlara ciddi şekilde haksızlık edilmiyor mu? Nitekim sınav başlamadan önce görevliler, öğretmenler odasında oturuyorduk…Şimdi gözetmen olarak girecek arkadaş daha önce öğrenci olarak LES e katılmış. Şikayeti şuydu. “Alanım gereği sözelden yapacaktım. Ama önce sayısalı verdiler. Hem boş kalmayayım, hem de bir iki tane yapayım diye sayısala başladım. Tabii bu arada beynim iyice yoruldu. Sözelden daha başarılı olacakken sonunu dahi getiremedim” dedi. Halbuki sayısal ve sözel sorular aynı anda verilse, isteyen sayısaldan, isteyen sözelden başlasa. Arta kalan zamanını diğer bölüme ayırsa, hiç olmazsa bir miktar adaletli olur bu sınav. Kaldı ki geneli zaten tartışılır. İki tane kalın LES kitabı aldım. Alırken incelediğim tüm kitaplarda dahil, kitabın “sayısal” kısmı % 90-95, gerisi “sözel.” Sanat eğitimcilerine, hele bu yolda yıllarını vermiş benzeri kişilere bence bu sınav bir şekilde engel teşkil ediyor.

Bir profesörden duymuştum. Bir ara Sosyal Bilimler Enstitüsünde müdürlük yapmış. Diyor ki, “başvuru on iki bin kişiydi. Bunları elemek lazımdı, bir kısmının nedeni de askere gitmemekti.” Burada kendisine katıldım tabii. Ama katılmadığım taraf, askere gitmeme mazereti taşıyanları elemek adına da hazırlanan bu sınavın gerçekten bir eleme değerine sahip olmadığı… Bu durumda bu tür değerlendirmeler tekrar ele alınmalı. LES, daha doğrusu sistem yeniden gözden geçirilmeli. Bence eleştirilmeli. Tabii ki bir değerlendirme gerekir. Ama bunun içeriği ve yaşama geçirme yöntemleri elemeyi sağlıklı olmaktan çıkarıp engel haline getirmemeli. Bu bağlamda gerek yabancı dil, gerekse LES gibi sınavlar alanların içeriklerine ve kendi kurumuna kaydırılmalı. Araştırmalara, dosyalara bakılmalı… Özgürlükleri, bireysel farklılıkları bir potada eritmek ülkeye de dünyaya da bir fayda sağlayamaz.

Öğr. Gör. Tülay Çellek - 8.12.2003 - İstanbul
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi (SANTAS)
e-posta: tcellek@yildiz.edu.tr 


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
149. Sayı önceki yazı 149. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye