| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

16.12.2003 Gülay Şahin - netyorum.com / Sayı: 150

MERAK, GİZEM VE SİYAH'A YAKLAŞMAK

Gizemlidir insanın içinde pek çok şey. Yani gizlilik vardır. Paylaşılmayan, kendine saklanan bir bölüm illa ki vardır. Bazen merak ediyorum her gördüğüm insanı acaba hayatındaki gidişatı ne, o nasıl bir yaşantı sürüyor, o neler düşünüyor, kimlerle neleri paylaşıyor ve kendine neleri saklıyor diye. Sonra kızarım kendime, kafamı gereksiz zora sokup dolduruyorum diye. Boşaltmam gereken düşünceler varken kendime soru olarak dönen ve cevaplanması gereken bilmeceler yaratıyorum diye.

Ben gizemi severim, hem merak uyandırır, hem de içinde barındırdığı binbir rengi vardır, en çok da siyah'ta bulurum bu esrarengizliği, yani gecede. Ne yıldızlar, ne de ay parlatsa bile geceyi, tam açıklığa kavuşturamazlar içinde düğümlenen gizemi.

Işte bunları düşünürken birde sevdaya yanan kalpleri düşünürüm, o ilk heyecanları o heyecanlı bekleyişleri, her telefon çalışında zıplamaları, ilk konuşmaların çekingenliğini, her buluşmada acaba ne giysem demeleri ve etrafımızdakileri bıktırasıya sormayı, her an hayalimizde onu anımsamayı ve yaptıklarımızı düşünmeyi.

Fakat sonrasında;

Bir zaman, bir zaman üstüne bindiğinde, zamanda tanımayı, alışmayı, birlikteliği öğrendiğimizde eskiden heyecan yaratan namelerin şimdi sıkıntı verdiğini, eskiden merak uyandıran düşüncelerin şimdi sorulmadığını farkederek yaşamak, zaman içinde bir karanlığa doğru sürüklenmekti belki de. Yaşama bağlı ben, yaşamayı, dünyayı seven ben, kaybedilmiş ruhsuzlukların üzerine bir bulut kapamak yerine iyice deşmeye karar verdim. Ve uygulamaya başladım, çoktandır teşekkür etmediğim, özlediğimi bile söylemediğim sevdiklerime dönerek bunu yinelemeyi ve başarmayı kendime hedef koydum, şimdi daha mutlu ve biraz daha heyecanı yakalamış gözüküyorum. Ama yine de eksik tarafları yok değil.

Zamanı zaman üstüne bindirdiğimizde tüketmeyelim şirin bakışları, yok etmeyelim heyecan duyulan duyguları, taze saklayalım bir önceki anı dediğimiz birliktelikleri, saralım sıkıca ve dünyaya bağımlı yaşamaya devam edelim sıcaklıkla. Samimiyetimizle.

Gülay Şahin - 27 Ekim 2003
e-posta: gulay_sahin@hotmail.com


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
150. Sayı önceki yazı 150. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye