| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

06.05.2004 İlker Özlük - netyorum.com / Sayı: 156

AKŞAMIN ÜSTÜNDE

Akşamın üstünde yürüyorum. Elimde sarhoş bir mektup okudukça sızıyor cümleleri. Sadece gözlerin parlıyor yüreğimde, bir kuğuyu okuyorum sonra, kanatlarını çırpıyor berrak sulara, ben okudukça ağarlaşıyor ben okudukça sızıyor hayatın temizliğinde, bir çoban geziyor sürü sürü, kavalı ile, kanlı canlı canları ile, okudukça duruyor yavaşlıyor tüm heyecanı, uyukluyor kavalının sesi, sızan bir gölgenin canlı bedenine yaslıyor kendine, sonra bir yaprak kımıldıyor dalında, okudukça düşüyor ağır ağır, bir lodosa bir poyraza vura vura keseliyor rüzgarı, bir yanı düşüyor bir yanı yeşil, toprak kokuyor hala okudukça sızıyor mis gibi toprakta.

Elimde sarhoş bir mektup, hayatın en renkli yerinde, bal olan bal arıları gibi okudukça sızıyor hepsi, sonra kelebekler çıkıyor içinden, her biri ayrı renk okudukça sızıyorlar aynı zamanın içine rengarenk, içinde bir bahar gelin gibi geziyor.

Okudukça önce duvağını sonra kendini seriyor papatyalar gibi, ağır ağır sızıyor hayatın kokusuna, içinde aşktan kalma mevsim dolaşıyor her yüreğe vura vura, aşktan kalma güller dökülüyor her bir yanaktan, her bir söz üşütüyor bedenleri, okudukça titriyor hepsi, okudukça sızıyor kapatıyor elleri ile yüzünü.

Gözlerin parlıyor içinde, sesin tane tane yayılıyor, dudağında hüzünlü bir şarkı kendini ıslıklıyor, saçların dolanıyor rüzgarın içine, içinde biri el ele kucaklıyor güneşi, rüyaların roman oluyor. Sonra okudukça sızıyorsun mektubun en sıcak ve yeni yanmış köşesine.

Tam beni anlatıyor ki bende sızıyorum senin yanıklığına.

Akşamın üstünde yürüyorum.

Çocukluğum geliyor koşarak, bana yetişmek için derin derin nefes alıyor sadece, bağı çözülüyor dizlerinin, bir düşüyor akşamdan, bir kalkıyor sabahtan, tatlı olan tatlı
şeker gibi, cebinde bir resim seni çiziyor hala. Tıpkı balıkçı teknelerinin boyası gibi.

Akşamın üstünde büyüyorum.

Aslında üşüyorum içimde bir rüzgar seni savuruyor, yarım yamalak bir aşkın serseri bakışları gibi. Bir masal gibi büyüyorum küçük bir çocuğun gecesinde, büyüyorum sana kadar. Sen elim ayağım olana kadar. Akşamın üstündeyim. Yanımda gündüzden korkan her şey var, ağaçlar, çiçekler tıpkı kendi mahallesi gibi oynaşıyorlar kendi aralarında, seni beni kovalar gibi, akşamın üstündeyim. Üstümde üşüyen bir hırka, yanımda senin sıcaklığın, telaşında büyümüşüm sana kadar, uzanmışım öylece, öylece donakalmışım işte.

Akşamın üstünde akşam üstü bir zamanım işte.

Yanımda olması gereken kadar sen varsın işte, hiçbir evin penceresi açık değil yanımda, ben ne zaman çıksam akşam üstüne, sonunda sızıyorum işte... senin Akşam
üstünde...

Saygılarım sağlıcakla kalmanızı söylüyor... biraz şairane takılmanın vakti artık... neyse ben geç kaldım ama sorun olacağını sanmıyorum...

Yeni Başkanımızı kutluyor. Bizim geleceğimiz için iyi olan her şeyi yapmasını temenni ediyorum. Diğer partililerinde gösterdikleri demokratik tavırlarının tüm herkese
örnek olmasını istiyorum... Unutmayın herkes için her şey ve her şey Orhangazi için...

Bakın şimdi araya kim girecek evet işte don-kişot, yok ya değerli arkadaşlar, olmadı pardon, şey in artık akşamın üstünden her şey normale döndü, don-kişot çık aradan.

İyi dileklerimle,

İlker Özlük
e-posta: ilkerizm@yahoo.com


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
156. Sayı önceki yazı 156. Sayı sonraki yazı
  Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye