| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

08.06.2004 Gülay Şahin - netyorum.com / Sayı: 157

HOŞÇAKAL

Senden gelecek sözlerin artık ikna etmediği bu zamanımda, nedense hüzüne bölünüp ağlamakta zor geliyor bana. Belki de zoruma gidiyor bu yaşımda. İçimden sana, söylemesi güç ve zor, fakat oldukça kolay yazılan bir kelime var artık iletmek istediğim: Hoşçakal.

Duygularının değil sadece beğendiğinin bir göstergesi olduğumu anladığım ve bildiğim bu günümde sana son bir yazı işte.

Beni her çağırışında çarpan kalbime birde sen vuramayacaksın bundan böyle, her istediğin anda gerçekleşen zamanımızı, birlikteliğimizi inanamasan da göremeyeceksin yüzümde.

Sana bu satırları yazan duygularım hangi ağacın yaprağından düşüp, kopup geldi tahmin edebilirmisin. Edemezsin ki sen, sen karşındakinin duygularına ne zaman önem verdin, sadece senin olana kadar, sadece sana yanana kadar.

Değişmem diyordun, sende asla değişme günışığım güneşim diyordun? Gözlerimiz her yeni günde tazeliğini korusun diyordun, senden değil benim yüreğimin değişmesinden korkuyordun. hani nerede bu sözlerin, hani nerede bu özlem dolu yakarışların? Ayışığın olurum demiştim bir gün sana. Sen de bunun üzerine mi güneşim dediğin aydınlığını kararttın?

Artık ne gelmeni isterim, ne de aramanı, bu haksızlığın, bu günahını kendin taşı. Seni ne affediyorum, ne de gönlümü susturabiliyorum şu anımda.

Boşlukta çizili bir resim gibiyim şimdi. Nasıl da pembe yalanların döndü gözlerimde, nasıl da inanamadığım halde senin ifadelerinle güç bulup aşkımı adadım sana. O kara çalımlı pembe yalanların artık gün ışığına çıkıp kendini gösteremeyecek, artık zayıflığında kalıp kendinle eriyecek.

Ne seni ne de bir başkasını yolundan döndürmeye niyetim yok, aslında gücüm yok bu konuda, dayanıksız ve dayanaksızım çünkü.

Sen vardın içimde büyüten, geliştiren, güldüren, sevindiren her yere pembe aşk giydiren, gözlerimi yüreğimi büyüleyen. şimdi yoksun ya pembe renk bile karalar bağlamış, hep gözü yaşlı bakışıyor ortalıkta.

Git. Gidebildiğin kadar. Kaç kaçabildiğin kadar. Kork geçmişe bakabildiğin an. Ama yüreğini çıkarmadıkça içinden, atamayacaksın beni kolay kolay benliğinden.

Gülay Şahin - 4 Şubat 2004
e-posta: gulay_sahin@hotmail.com


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
157. Sayı önceki yazı 157. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye