![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
06.10.2004 İlker Özlük - netyorum.com / Sayı: 158YAĞMUR'UN ISLATTIĞI BİR YERBir zamanlar büyük bulutların yanında yaşayan, onlarla yeşilliklere yağmak
için peşlerinden gitmek isteyen ama her defasında onlar tarafından dışlanan ,
sen hiçbir şey yapamazsın onun için bizimle gelme; diye hor görülen küçük bir
bulut varmış, her defasında büyük bulutların onu yanlarında istememesi onu uzak
ve derin düşüncelere itmiş, kendini ispat etmek için kendi başına uzaklara
gitmiş ve aynasını çıkartmış ( pardon söylemeyi unuttum küçük bulutun yalnız
kaldığında kendisiyle konuşmak için aynası varmış) ben neden yağmur
yağdıramayacakmışım bak şimdi sen de göreceksin demiş aynaya , ve kuru sıcak tek
bir çalı dahi olmayan bir çöle gelmiş, ve evet demiş ben buraya yağabilirim, ve
yağmur olabilmek için kendini o kadar sıkmış ki, sonunda tek bir yağmur
damlasına dönüşmüş , ve eski küçük bulut yeni bir damla yağmur olarak aşağıya
doğru düşmeye başlamış, düşmüş, düşmüş ve sonunda kurak ve sıcak olan çöldeki
taş parçasına çarpmış, sessiz olan çölde o kadar büyük ses çıkarmış ki, toprak
uykusundan uyanıp o seste neydi demiş; bir yağmur damlasıydı diye cevaplamış taş
parçası, güneşin kavurucu sıcağından toprağın altına saklanan Birbirimize saygı duymak için olağan üstü durumlara gerek olmadığının altını
çizmek istiyorum , içimizden gelen duyguların gerçeğini sadece saygı değil, tüm
iyi Cebimde size olan sevgi ve düşüncelerden yapılmış renkli bir geçmiş olacak, sevgi, dostluk, ve aşk, her gün parçalara ayrılan çay fincanı gibidir. Ve her sabah tekrardan birbirine yapıştırılarak çay içmek, ve insanlar bir daha birleşmeyecek gibi parçalara ayrılan fincanın o gününü korkuyla beklerler, onun için kaygılanmaya veya korkudan herhangi bir kalabalığa başvurmaya gerek yok sadece bizi bekleyen tehlikelerden hep beraberce yırtmak lazım, “saygıdeğer efendim onlar kötü şovalyeler değil sadece keşiş, dedi sanco; hımm, sen hala korkuyorsun demek o zaman bekle de gör cesareti” dedi don kişot; ve keşişlere saldırdı ama içinde kötülüğe karşı bir saldırı vardı, ama onlar sadece keşişti, onun için herkesi kötü olarak görmek bizlerde de gözlük olmuş, neyse içimde bir ders zili çalıyor , sanırım teneffüs, şimdi değil çocuklar çıkınca, çünkü onlar olmadan tadı tuzu olmuyor , gelin herkes bir resim defteri alsın ve çocuklara versin belki onlar daha güzel bir yaşamı çizerler bizde içinde yaşarız. işte böyle çocuklar var, içimde bir sanat var grafiğinde kuşlar, çocukların geleceğine uçuyorlar, karikatür çizen çocuklar var gazeteye gelen, babası var elinden tutan, ve bir seçim var çocuklardan uzak, reklam panoları değil çocukların resimleri ve karikatürlerin olduğu panolar olsun, onları yağmur olmaları için başka yerlere itecek sözler olmasın , onlar bizim yağmurlarımızda yağsınlar, toprakları onlarda ıslatsınlar, ki gelecekte yağmurun yağdığı yerlerin birinde bizimde ıslanabilme gibi bir durumumuz olsun, her şey onların gelecekteki şarkılarında söylenecektir, ıslak bir yerden... Don kişot, şey yağmur, veya bulut ,yok yok ders zili, tam anlamıyla çocuk, hayır resim defteri, evet buldum gelecekte bir çiçek, ıslandığım yerdeyim, sağlıcakla kalın... İlker Özlük netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |