![]() |
||
| | Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | | www.netyorum.com | |
|
06.10.2004 Zeynep Yazıcı - netyorum.com / Sayı: 158DİL ÜZERİNEKonuşma gerçeği, hiçbir yerde hiçbir kesintiye uğramaksızın insan bütünlüğünü
belirler bana göre. Daha önce hiçbir adla nitelenemeyen bir şeyi, kurucu gözüyle
algıya çevirir dil. Ne duyduğu sanılanın, nede onu gözlemleyenin dile
getirmediği bir duygu olabilir mi? Bu bağlam da , bir gönül kımıltısını dile
getirmeyi duyguya ihanet diye yorumlayan bir gelenek bulmak, hiç de zor
değildir. Nitekim schiller'e göre: Gönül konuşmaya başladı mı, Ah, konuşan
gönül değildir artık. Ne var ki artık Schiller' inki kadar ağır basan
bir karşı ses bulmak da zor değildir. Tencere kapağına benzer dil, Dilin insan yaşamına en zorunlu katkısı, düşünme de kendini açığa vurmaktadır. Bana göre düşünmek "ten", dil ise tenin giysisidir. Düşünme dilde kurar kendini; dil düşünmenin kımıldanış yönüdür. Gerçekten de dilin en önemli yanı,insana dünyasında aracılık etmek, insanı insanla birleştirmektir.Ama maalesef artık dil günümüzde kaynaşmak yerine konuştukça insanları birbirine uzaklaştıran bir şey oldu. Sanırım susmak en iyi seçim oldu bir çoğumuza göre. Hiçbir kültür dilsiz varolamaz. Demek oluyor ki dilimizin yozlaşması, kültürümüzün de yozlaşmasına neden oluyor.Yazarlarımızın, sanat adamlarımızın isyanı da bu yüzdendir. Dil insanların kültür yapısını birada tutan çimentodur, dil; kültür kilimini dokuyan ipliktir, dil; tüm kültür anıtlarının yansıdığı akarsudur. Üzülerek söylüyorum ki çimento artık tutmuyor, kilim dokuyan iplikler günden
güne çürüyor ve akarsular bulanmakta… Zeynep Yazıcı - Niğde netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|
||||||||||||||||
|
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye |