|
22.10.2004 Sevilay Erdoğan - netyorum.com / Sayı: 159
AYRILIK ADINA
Hangi ayrılık acı vermedi ki geride kalanlara, geride bırakmak
zorunda kalanlara. Hangi ayrılık dağlamadı yürekleri. Aangi ayrılıklarda
pişmanlıklar olmadı ve keşke'ler yanında durmadı. Giderken sırtında bir çift
gözü kim taşımadı. Ayrılık zor elbette... Geride bırakana da, geride kalana da
zor. Hele ki geride kalan, ayrılığın estiği rüzgarla aynı sokakta yürümeğe devam
ediyorsa daha da bir zor, daha da bir ağır, daha da bir kahır. Ayrılıklar da
sevdayı güçlendiriyor bir kökünden, ayrılıklar da sevdalara anlam katıyor elbet.
Sevdanın çatallı kollarından biri de ayrılık. Ayrılığa da alışıyor yürek, yarı
yolda bırakıp gidenin yokluğuna da, alışıyor kısaca herşeye; herşeyin alışkanlık
olduğu bu alemde. Alışıyor insan herşeye de, peki ya gerisi? Yani ayrılıktan
sonra geriye kalan hangisi?
İnsan, terk edip giderken de asil olmayı, 'Ne güzel bir sevgiydi yaşadığımız'
diyebiliyorsa, 'Ne güzel bir ayrılıktı' diyebilmeyi. Elbette, ayrılığın içinde
olamaz sevinç, olamaz mutluluk. Ayrılık, herşeye dahil. Her sevginin içinde
vardır ayrılık kırıntıları. Seven yürekler, ayrılığı da bilirler. Aslolan
ayrılırken de tek yürek olmak, ayrılırken de yaşanan güzellikler için teşekkür
edebilmek, son kez sımsıkı sarılıp 'iyi ki sevmenin-sevilmenin kocaman olan
pastasından bir dilim de benim için yapmışsın ve ben o pasta dilimini tatmışım,
tadına varmışım sevdanın' diyebilmeli. Diyebilir bunları, sevmeyi bilen yürek.
Bırakıp gitmesi gerekse bile, bundan dolayı kendini kara şövalye zannetse de
diyebilir. Çünkü, ayrılık da sevdaya dahil... Sevmesini bilen yürek, ayrılığı da
sevgisinin içinde güzel bir yere koyabilir.
Oysa ki sevdiğini zannedenler, ayrılık vaktinin çanlarını çalmaya
başladıklarında nasıl da hüzün yaprakları savurur etrafına. Zanneder ki ayrılık
bu olmalı, zanneder ki ayrılık mutlak olmalı, zanneder ki ayrılık mutlaka acı
olmalı. Adı 'ayrılık'tır ya apAYRI olmalı, sevgi ile uzaktan yakından alakası
olmamalı. 'Bitti' diyemeden çekip gidendir bu sanrılar içinde ayrılığı bilenler.
Oysa bir bilseler sevmeyi, ayrılığı da tanırlar o zaman. Ne kadar acıdır sevmeği
bildiğini sanan birisi olmak. Ne kadar acıdır, geride bıraktığına pişmanlıklar
içinde bir ayrılık sunarak sevdanın kendisi değil de dublörü olmak!
Sevilay Erdoğan
e-posta:
sevilayerdogan@hotmail.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|