| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

22.10.2004 Sevilay Erdoğan - netyorum.com / Sayı: 159

AYRILIK ADINA

Hangi ayrılık acı vermedi ki geride kalanlara, geride bırakmak zorunda kalanlara. Hangi ayrılık dağlamadı yürekleri. Aangi ayrılıklarda pişmanlıklar olmadı ve keşke'ler yanında durmadı. Giderken sırtında bir çift gözü kim taşımadı. Ayrılık zor elbette... Geride bırakana da, geride kalana da zor. Hele ki geride kalan, ayrılığın estiği rüzgarla aynı sokakta yürümeğe devam ediyorsa daha da bir zor, daha da bir ağır, daha da bir kahır. Ayrılıklar da sevdayı güçlendiriyor bir kökünden, ayrılıklar da sevdalara anlam katıyor elbet. Sevdanın çatallı kollarından biri de ayrılık. Ayrılığa da alışıyor yürek, yarı yolda bırakıp gidenin yokluğuna da, alışıyor kısaca herşeye; herşeyin alışkanlık olduğu bu alemde. Alışıyor insan herşeye de, peki ya gerisi? Yani ayrılıktan sonra geriye kalan hangisi?

İnsan, terk edip giderken de asil olmayı, 'Ne güzel bir sevgiydi yaşadığımız' diyebiliyorsa, 'Ne güzel bir ayrılıktı' diyebilmeyi. Elbette, ayrılığın içinde olamaz sevinç, olamaz mutluluk. Ayrılık, herşeye dahil. Her sevginin içinde vardır ayrılık kırıntıları. Seven yürekler, ayrılığı da bilirler. Aslolan ayrılırken de tek yürek olmak, ayrılırken de yaşanan güzellikler için teşekkür edebilmek, son kez sımsıkı sarılıp 'iyi ki sevmenin-sevilmenin kocaman olan pastasından bir dilim de benim için yapmışsın ve ben o pasta dilimini tatmışım, tadına varmışım sevdanın' diyebilmeli. Diyebilir bunları, sevmeyi bilen yürek. Bırakıp gitmesi gerekse bile, bundan dolayı kendini kara şövalye zannetse de diyebilir. Çünkü, ayrılık da sevdaya dahil... Sevmesini bilen yürek, ayrılığı da sevgisinin içinde güzel bir yere koyabilir.

Oysa ki sevdiğini zannedenler, ayrılık vaktinin çanlarını çalmaya başladıklarında nasıl da hüzün yaprakları savurur etrafına. Zanneder ki ayrılık bu olmalı, zanneder ki ayrılık mutlak olmalı, zanneder ki ayrılık mutlaka acı olmalı. Adı 'ayrılık'tır ya apAYRI olmalı, sevgi ile uzaktan yakından alakası olmamalı. 'Bitti' diyemeden çekip gidendir bu sanrılar içinde ayrılığı bilenler. Oysa bir bilseler sevmeyi, ayrılığı da tanırlar o zaman. Ne kadar acıdır sevmeği bildiğini sanan birisi olmak. Ne kadar acıdır, geride bıraktığına pişmanlıklar içinde bir ayrılık sunarak sevdanın kendisi değil de dublörü olmak!

Sevilay Erdoğan
e-posta: sevilayerdogan@hotmail.com


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
159. Sayı önceki yazı 159. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı  
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye