|
22.12.2005 Tülay Çellek - netyorum.com / Sayı: 166
ÇOCUKLAR İÇİN PROJELER
Atatürk İlkeleri doğrultusunda eğitimde yapmak istediklerimin bir parçasıdır,
okulların dışında olan çocuklara da eğitim vermek. Onların varoluş mücadelesine
katkıda bulunmak… Ama birlikte ve paylaşarak…
Yine bu bağlamda maddi koşulların az olduğu, yaşamı zorlaştırdığı semtlerdeki
çocuklara eğitim vermek ereğini taşıyorum. Sokağı, ağacı, bankları, mahkemeleri
mesken edinen çocuklara da ulaşmak bu amaçlar içinde. Tabii bu tür şeyler tek başına
olmaz. Güzellik şuradaki, katılmak isteyen çok insan var. İşin organizasyonu kalıyor
geriye... Bu çerçevede yapmaya başladıklarım ve iletişime girdiğim değerli
insanlarla görüşmeleri paylaşmak istiyorum . Fakat önce bir yaşadığımı aktararak…
Uzun süredir aklımdaydı, bu çocuklar için bir şeyler yapmak... Ama bir olay çabuklaştırdı...
25 yılda ilk defa İstanbul'da telefonumu çaldırdım. Yapanlar çocuklardı, bana zorla
çiçek satmaya kalktılar, almadım. Onlar da yeni aldığım cep telefonuma el koydular.
Fark ettiğimde uçmuşlardı bile. Tabii şikayet ettim. Ama karakollara gitmek ve savcılıklarda
uğraşmak çok zor, ayrıca yaşananlar, duyulanlar çok can sıkıcı. Oralarda,
"boşuna şikayet etmeyin, hapise girmeyecekler, hiçbir şey yapılmayacak!!!
Telefonunuz da bulunmayacak" gibi laflar ettiler durdular. Ben de onlara, "bu çocukları
hapishaneye atmasınlar ve dövmesinler isterim tabii. Ama yaptıklarının bir yaptırımı
olmalı ve eğitilmemeliler ." Diye karşılık verdim durmadan. Sonra, "bu eğitimin
içinde neden yer almayayım ki,” diye sordum kendi kendime ve hemen kolları sıvadım.
Yanıt geldi bile. "Umut Çocukları Derneği" ile başladı iletişim, “Kültür
Bilincini Geliştirme Vakfı” ile devam etti. Sonra “Türkiye Çocuklara Hizmet Vakfı”
ile görüşmelerim oldu. Bir de “Beyoğlu 75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi” ile
oldu son karşılaşmam.
Sevgili öğrencilerimle yahoogrup oluşturmuştuk. Oradan da destek geldi. Zaten benim
harika öğrencilerim var. Ve onlara çok güveniyorum.
Çocuklar için bir proje çalışması çerçevesinde iletişim kurduklarımı paylaşmak
istiyorum.
* Sayın Prof. Dr. Lütfiye EROĞLU’ nun, "Kültür Karıncaları" projesinde
yer alabileceğiz ve böyle bir projede katkım olmasından onur duyacağım. Buna herkesi
davet etmek beni ve “Kültür Karıncaları” çalışanlarını mutlu edecektir.
Aşağıda bana iletilen programı veriyorum. Ben, “Yaratıcılığın Yaşamı”
konulu uygulamalı seminerimi vereceğim. Nasıl derslerime dışardan – fotoğraf alanından
bir arkadaşımı getirdiğimde tüm gruplarım arasında ayırım yapmadan bütün öğrencilerime
gösteri yaptırtıyorsam, burada da aynı anlayış geçerli. Bir gruba yapılan
etkinlik, diğer gruplar için de isteniyor, haklı olarak. Bu uygulamayı “Tıp” alanındaki
değerli insanlarla gerçekleştirmem önerildi. Onu da severek kabul ettim.
* Ayrıca bu çerçevede; Aydın Barosundan Avukat Meltem Hanım, "Çocuk Hakları
Komisyonu"nda çalışıyormuş. Aydın'da yine "yaratıcılık" konusunda
bir seminer vermem planlanıyor.
* YTÜ Sanat Tasarım Fakültesinde yüksek lisans yapan Mahir bey vesilesiyle İkitelli,
Kağıthane ve Sarıyer'in yoksul mahallelerinde bir etkinlik yapabileceğiz. Daha sonra
kendisinden ayrıntılı bilgi alacağız.
* “Umut Çocukları Vakfı” ile birlikte hem gönüllülere "yaratıcılık
" konulu seminer vereceğim, hem de çocuklara, gençlere aynı etkinlik
tekrarlanacak. Aşağıda yazdığım konularda katılım olabilir.
* Bu arada bu projeye sadece benim öğrencilerim değil, aynı zamanda ilgi gösteren başka
üniversite öğrencileri ve Resim öğretmenleri de var. Kendilerini gerçekten
disiplinine ve ilgisine hayran kaldığım Sayın Lütfiye EROĞLU’ na yönlendiriyorum.
Sizler ne yapabilirsiniz? ( Öğrencilerim ve herkes )
a.. Resim kursları – Kil vb. çalışmaları ( Kültür Karıncaları için )
b.. Müzik kursları ( Kültür Karıncaları için )
c.. Gezilerde rehberlik ( Önce çocukları bilen kişiler gezdiriyor. Yanında bir nevi
stajyer olarak bulunuyorsunuz, sonra da aynı işi siz yapıyorsunuz. Mimarlıkta okuyan -
mezun olan arkadaşlar önceliğinde olabilir. Ve diğer arkadaşlarla da katılabilir…
) ( Kültür Karıncaları için )
d.. Drama – oyun - tiyatro ( Kültür Karıncaları için )
a.. Fotoğraf kursu ( Umut çocukları için ) Karanlık odaları varmış ama malzemeleri
yokmuş. İFSAK da – Sayın Başkanları katkı vereceğini söylemişti. Karanlık odayı
yeniden işler hale getirme konusunda yardım edebilirler. Öğrencilerimden Şenel bu
organizasyonda yer alabileceğini söylemişti. Ve başka arkadaşlar da olabilir…
b.. ( Umut çocukları için ) Şu an tatil istiyorlarmış. Bu konuda gerek yazlığı
olanlar, gerekse sosyal tesislere bir organizasyon yapılabilir önerisinde bulunuldu. (
yaşları 18 -24 arası )
c.. ( Umut çocukları için ) Çocukların gereksinmeleri kendileriyle karşılaşıp,
bizzat onlardan öğrenmek gerekirmiş. Bu öneri hoşuma gitti. Onlara da bir seminer
vereceğim. “Umut çocukları”nda “Ulusal Gençlik Konseyi”nden bahsettiler…
www.genclikkonseyi.org
a.. Sayın Tülay EROĞLU’ dan da yeni bir öneri geldi. “TOPLUM MERKEZLERİ” nden
bahsediyor.
a.. Bir görüştüğüm yer de; http://www.tcyov.org/
( Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ) Hem ben aradım, hem onlar. Eylül ayında
karşılıklı görüşeceğiz. Ama özetle yaptıklarını anlattı, Sayın Nevin Özgün.
Okullar başlayınca bazı dersleri zayıf olan öğrencilere ders çalıştırmak ( Örneğin:
Türkçe, İngilizce, Matematik, Sosyal Bilimler gibi… ) Bunu herkes yapabilir.
Ben de çocuklara Pazar günü “Yaratıcılık” semineri vereceğim. Hafta içi de Vakıf
üyelerine ve gönüllü çalışanlara aynı semineri gerçekleştireceğiz.
a.. Beyoğlu 75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi, İstanbul ilinde sokakta çalışan çocuklarla
da ortak çalışabileceğiz. Ben yine “yaratıcılık” ile ilgili semineri vereceğim.
Diğer istekleri fotoğraf kursları ve mekanı olan karanlık odalarına malzeme
talepleri var.
Ve önerdiğim 3 adres…
http://www.kulturbilinci.org
http://umutcocuklari.org.tr/
http://www.tcyov.org/
Yapılacak çok iş, okunacak çok kitap var. Deneyimi ve eğitimi bu doğrultuda
olmayanların, okullara ayak basar basmaz eğitimci ve eline mikrofon alanların sanatçı
olduklarını sananlar ülkesinde gerçekten yapacak çok iş var. Bu nedenle atölyemin dışında,
yaşamın zor koşullarında olan çocuklara da bir şeyler yapmak gerekli diye düşünüyorum,
eğitime bütünsel bakmak adına.
Yine ülkemizde sönmeyen umut da yaşanmakta. Başta Sayın Prof. Dr. Lütfiye EROĞLU ve
öğrencilerim olmak üzere bir çok genç duyarlılıklarını yitirmeden ve “biz”
diyerek yaşıyor, çalışıyor, insan olmanın onuru ile. Ve onlarla karşılaşmak olağanüstü
bir zenginlik benim için. Teşekkürler… Diyarbakır’dan arayan Resim öğretmeni
Mehmet beye, Yüksek Lisans öğrencisi Mahir beye, Aydın’dan Meltem hanıma, Eskişehir’den
Sevgili Emel öğrenciye, İstanbul Üniversitesinden sevgili Şehnaz’a, Sayın Tülay
EROĞLU’ na, Sayın Suzan OKTAY’ a, Sayın Moiz’ e, sosyolog Pınar Hanıma,
sitesinde yazımı yayınlayan Sayın TÜRKCELİL’ e, Cumhuriyet gazetesine, ve çocuklar
için çalışan herkese yürekten teşekkürler… Tabii ki bu kadarla bitmiyor. Herhalde
hepsinin ismini saymaya kalksam sayfalar kilometrelerce uzar gider… Güzel de olur…
Bu iş beni çok heveslendirdi. Bir seminer konusu daha hazırlıyorum. “Çocukluğumuzu
Yaşayalım – Çocukluğumuza dönelim, yaratalım” başlığında…
Sevgilerimle, “çocuklar için” görüşmek ve ortak bir projede çalışmak umuduyla…
12 – 08 - 2005 / İSTANBUL
Öğr. Gör. Tülay Çellek
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi (SANTAS)
e-posta: tcellek@yildiz.edu.tr
web: http://www.tulaycellek.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın
organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir.
Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link
verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.) |
|