| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

15.02.2001 Nesrin Kavak - netyorum.com / Sayı: 59

YAŞAMAK

Hani bazen başımızı ellerimizin arasına alıp düşünürüz, şöyle bir nereden gelip nereye gittiğimizi... Hayatımızdaki değişiklikleri, yenilikleri, bizi mutlu eden yada üzen olayları düşünmek isteriz. Fakat kendimizi ne kadar zorlasak da; bizi bir zamanlar çok üzen olayları hatırlamakta güçlük çekeriz. Oysa bizi her zaman mutlu eden şeyleri kolay kolay unutmak istemeyiz. Ve onlar hala hafızamızın bir köşesinde yeniden hatırlanmayı bekliyordur.

Yaşamak ne kadar güzel, ne kadar anlamlıdır. Her ne kadar üzülüyorsak, sıkıntı çekiyorsak da yine de yaşamımızdan vazgeçemeyiz. Bir şarkı sözü vardır:

Şarkılı bir masaldır yaşamak
Bir özlem yangınıdır yaşamak,
Acısı derdi hiç bitmese de,
İnan yine de güzeldir yaşamak.

Hayatın bize neler getireceğini bilemeyiz. Ama bir düşünsenize yarın neler olacağını bildiğinizi... O zaman yine yaşamdan zevk alabilir misiniz? Oysa her gelen saniye, her gelen dakika bize pek anlamasak da sürprizler, minik sevinçler getirir. Yolda yürüyorsunuz, karşınızda uzun zamandır görmediğiniz sevdiğiniz bir arkadaşınız. Sizce onu göreceğinizi bilseniz bu kadar şaşırır ya da mutlu olur musunuz?

Polyanna'nın mutluluk oyununu oynadınız mı hiç? Her olaydan iyi bir nokta çıkartmayı bilebiliyor musunuz? Tıpkı mutluluk oyunu gibi, yaşamdan zevk almayı da bir oyun haline getirmeli ve sürekli oynamalısınız. O zaman göreceksiniz ki hayat size ne kadar güzel, ne kadar anlamlı gelecek. O minik sürprizlerin, minik sevinçlerin ne kadar büyük olduğunu görebileceksiniz. 

Belki şu anda içinizden olumlu düşünce gücü diyeceksiniz. Kesinlikle doğru, düşünceleriniz ile olaylara yön veremeseniz de, en azından düşünceleriniz ile olaya bakış açınızı belirleyebilirsiniz. Önünüzde iki seçenek vardır; ya sevinmek ya da üzülmek... Eğer her olayda sevinecek mutlu olacak bir yan bulabiliyorsanız, zamanla yaşamınızın ne kadar güzel ve anlamlı olduğunu da görebilirsiniz. 

Hani bir Çin atasözü vardır; "En büyük yolculuklar, tek bir küçük adımla başlar". O halde, yaşamınızı anlamlandırmak, mutlu olmak yolunda küçük olaylardan sevinecek ya da mutlu olunacak bir yön çıkarmak için ne bekliyorsunuz?

Bu sabah belki geç uyandınız ve işinize geç kaldınız. Mutlaka hepimizin başına gelmiştir. Peki şimdi geç kaldık diye, mutsuz olmak zorunda mıyız? Geç kalınca birkaç dakika içerisinde çıkmak için evde koşuşturduğunuzu, asansörde saçınızı taradığınızı, taksiye yetişmek için uğraştığınızı, saniyelerin belki dakikalar sürdüğünü hissettiğinizi bir düşünün. O zaman ki telaşlarınız, şimdi size komik geliyor öyle değil mi? Belki de o gün, bu yüzden yüzünüz asık dolaşmış, belki de pek çok kişiyi kırmıştınız. Değer mi?

Bırakın yarını, birkaç dakika sonra ne olacağını bilmediğimiz bir dünyada; üzülmek, sinirlenmek, kendimizi yıpratmak, öfkelenmek, yakınlarımızı üzmek için değer mi? 

Hadi, o halde; yaşamın bize getireceği sürprizleri hep birlikte bekleyelim, hatta beklemekten de bir adım ötesi telefona sarılıp uzun süredir görüşmediğimiz bir arkadaşımızı arayalım, ona minik bir sürpriz yaparak, gününün iyi geçmesini sağlayalım.

Kayahan'ın aşağıdaki dizelerini hepimiz biliyoruz öyle değil mi?

Başlarken yeni güne, bir umut
Bir umut içimizde, yaşamak
Yaşamak gönlümüzce bir ömür,
Bir ömür mutlulukla, neden olmasın...

Bir ömür gönlünüzce ve mutlulukla yaşamanız dileğiyle... Neden olmasın!

Nesrin Kavak
e- posta: nkavak@kutpo.com.tr 


Yorum Ekle Yorumları Listele
59. Sayı önceki yazı 59. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye