|
22.03.2001 Yalçın Altın - netyorum.com / Sayı: 63
UMUT ve UMUTSUZLUK
Değerli netyorum okurları,
Kısa bir süre önce burada yazmaya başlamama rağmen, bana ve yazılarıma göstermiş
olduğunuz sıcak ilgi ve alakaya teşekkür etmek istiyorum. Göstermiş olduğunuz bu
ilgi beni sizler için daha güzel şeyler üretmeye sevk ediyor.
Baharın kendini iyice hissettirdiği şu günlerde hafta sonu şöyle bir Bakırköy
sahiline doğru uzandım.
Güzel havadan faydalanan sevgililer el ele, kol kola birbirlerine sarmaş dolaş
olmuşlar, güzel bir günün keyfini çıkarıyorlardı. Ne kadar hoşuma gitti
bilemezsiniz sevgilileri bu şekilde görmek. O anda dış dünya ile bütün bağlarını
koparmışlar sadece kendileri ve sevgilerini konuşuyorlardı, belki geleceklerini.
Sevgilerinin her geçen gün nasıl arttığını, bunun sonsuza kadar böyle olacağına
dair sözler veriyorlardı belki birbirlerine. Onların dünyasında kötülüğe,
kavgaya yer yoktu. Sadece sevgileri ve aşkları vardı. Onları hayata bağlayan o
sevgileriydi. "Keşke bütün insanlık sizler gibi olabilse" diye geçirdim aklımdan
o anda. Kavgalardan, riyakarlıktan uzak, sadece sevginin hüküm sürdüğü bir dünya
olsaydı yaşadığımız dünya.
Sadece sevgililer miydi bu güzel günün keyfini süren? Çocuklar, o geleceğimizi
emanet edeceğimiz çocuklar. Kış boyu evlerinde kapalı kalan, oyun oynamayı
özleyen çocuklar, bizim çocuklarımız, kendilerini sahildeki yeşilliğin üzerine
atmışlar baharın, güneşin tadını doyasıya çıkarıyorlardı. Kimileri top
oynuyordu, kimileri ise arkadaşları ile çeşitli oyunlar oynuyorlardı. Oyunların
sonunda yorgun düşen çocuklar ise annelerinin yere sermiş olduğu bir kilim
üzerinde tatlı bir yorgunlukla uykuya dalmışlardı. Bir de küçük bir bebek
dikkatimi çekti o gün. Çok sevimliydi. Dört belki de beş aylıktı zannedersem.
İlk kez evinden dışarı çıkarmıştı galiba ailesi onu. Ona değişik gelmişti bu
yeni gördükleri çünkü etrafına gülücükler saçıyor, hoşuna giden şeyleri, gördüğü
güzelliği anne ve babasına agular diyerek anlatmaya çalışıyordu.
İşte sevgili dostlarım, güzel bir tatil gününde Bakırköy sahilinden mutlu,
umutlu ve biraz buruk döndüm evime. Çünkü, bu güzellikleri yaşayamayan insanlar,
annelerinin yere seremediği kilimlerde uyuyamayan çocuklar geldi aklıma.
Köprü altlarında sabahlayan, gencecik vücutlarını tiner ve benzeri
uyuşturuculara esir eden körpecik vücutlar, soğuk ve uzun kış gecelerinde
titreye titreye uyumaya çalışan çocukları düşündüm. Onlar o şekilde aklıma
gelince, edindiğim bütün umut ve güzellik kayboldu.
Bu satırlarımı okuduğunuzda sizde onların halini bir düşünün ve o yaşadıkları
hayatı gözlerinizin önüne getirmeye çalışın lütfen.
Yalçın Altın
e- posta:
yaltin@hotmail.com
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|