|
22.03.2001 Nesrin Kavak - netyorum.com / Sayı: 63
İNTERNET İNSANLARI YALNIZLAŞTIRIYOR MU?
Camdan bakarak kahvemi içiyorken; dışarıda yağmur yağıyor, şimşek çakıyor ve
şiddetli bir rüzgar içimi ürpertirken aklıma bu soru geldi. Internet insanları
yalnızlaştırıyor mu? Internet aracılığı ile öyle seviyeli dostlarım oldu,
öylesine çok şey hakkında bilgi sahibi oldum ki, bu konudaki düşüncelerimi
yazmam gerektiğini düşündüm.
Size kısaca, Internet ile tanışmamı anlatmak istiyorum. Internet ile tanışmam
dört yıl önceydi. O günlerde bu kadar çok Türkçe içerikli site yokken
yapabildiğim tek şey chat'ti. Kısacası geyik muhabbeti, buna ancak on gün
dayanabildim. Internetin sadece chat yapmak için olmadığını biliyor ama nasıl
faydalı hale getireceğimi bilmiyordum. Kardeşimin kendisi için web sitesi
yapmasını şaşkınlıkla izliyor ama bunun ne işe yarayacağını düşünemiyordum. Bu
Internet denen olayı, büyük bir kitaba benzetiyor, fakat indexini bulamadığım
için etkin bir şekilde kullanamıyordum. Ne zaman ki üniversiteyi bitirip,
yükseklisans yapmaya başladım, Internetin nimetlerinden nasıl yararlanmam
gerektiğini de öğrendim.
Her biri bir proje niteliği taşıyan güncel konulardaki haftalık ödevleri
yaparken kaynak sıkıntısı çekince Internete bağlanarak araştırma yapmaya
başladım. Araştırma yaptıkça öğrenmeye, öğrendikçe sevmeye, sevdikçe Internetin
nimetlerinden daha çok yararlanma isteği duymaya başladım ve halen de bu istek
devam ediyor. Internette neler yapabileceğiniz konusunda hiçbir kısıtlamanız
yok, yalnızca düşünmeli ve uygulamaya başlamalısınız. Bir düşünürün dediği gibi,
çağımızda "hayal ettiklerimiz ile uygulamaya başlamamız arasındaki süre hiç bu
kadar kısa olmamıştı."
Internet insanları yalnızlaştırıyor mu? Bu soru Internetten neler yapılabildiği
ile bağlantılı, açıkçası Interneti nasıl ve hangi amaçla kullandığınız ile
ilgili. Aynı zamanda yalnızlık kavramını nasıl açıkladığınız ile de bu sorunun
cevabı değişiklik göstermekte. Bu soruyu üyesi olduğum bir haber grubunda
tartışmaya açtım. Ayrıca Interneti bir şekilde kullanan kişilerin de görüşlerini
aldım, herhangi bir kısıtlama yapmadan herkese sordum. Sonuç mu? Cevapları
okudukça bulacaksınız.
Ortak cevaplar olabildiği gibi birbirine tamamen zıt cevaplar da aldım. Soruları
yönelttiğim tüm insanlar Internetin hangi amaca yönelik olarak kullanıldığı ile
alakalı olarak cevabın değişebileceğini söylediler. Bir zamanlar televizyonun,
bir zamanlar cep telefonlarının moda olarak yaygınlaşma sürecinin şimdi
Internette yaşandığını belirtenler de oldu. Kişinin çevresine ve kendisine de
yabancılaştığını düşünenler de vardı.
Internetin en çok kullanıldığı alanlardan biri de iş dünyası. Nerede olursanız
olun, bir bilgisayar yardımı ile ofise gitmeden işlerinizi kontrol
edebiliyorsunuz. Internetten alışveriş edebilir, kitap, gazete, dergi
okuyabilir, uzaktaki yakınlarınızla haberleşebilir, yeni dostlar edinebilir,
haber grupları sayesinde güncel konular hakkında derinlemesine bilgi sahibi
olabilir, düşüncelerinizi belirtebilirsiniz. Dünyanın neresinde olursanız olsun,
insanlar size email yoluyla ulaşabilirler. Aynı fikir ve düşüncelerde olan hatta
aynı yöreden olan insanlar birbirlerini Internet ortamında bularak, daha kolay
ve ucuz haberleşebiliyorlar. Herkesin bildiği Internetin faydalarını burada
tekrar etmek istemiyorum.
Internetin yalnızlaştırdığı görüşüne katılanlar olacağı gibi tam tersini
savunanlar da olacaktır. Konuya bir başka açıdan baktığımızda, sorunun cevabında
kişilik ön plana çıkıyor. Bazı insanlar kendilerini Internet ortamında daha iyi
ifade edebiliyorlar. Günlük yaşamda çok fazla aktif olamayan, pek fazla
konuşmayan kişiler Internet'te çok aktif olabiliyorlar. Günlük yaşam ile sanal
yaşamdaki kişilik çatışırken, bunun tersi olarak kişilikler tam bir uyum
içerisinde de olabiliyor.
Internet, bünyesinde her sorunuza cevap bulduğu için, aradığınız herşeyi
bulabildiğiniz için, mutlaka size yönelik birşey olduğu için sizi kolayca
yakalıyor. Ne olduğunu anlamıyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki, evinizden,
işyerinizden kısacası nerede imkan bulursanız Internete bağlanmaya çalıştığınızı
farkediyorsunuz. Internet kolaylıkla bağımlılık yaratabiliyor. Bu yazdıklarıma
katılmıyor olabilirsiniz? O halde bir hafta Internete bağlanmamayı deneyin,
yapabiliyor musunuz? Yoksa yine eliniz "bağlan"ı tıklamaya mı gidiyor?
Bilgisayarınızda çalışırken, birden mesaj gelip gelmediğini kontrol etmek
ihtiyacını hissederek, mesaj kutunuzu kontrol ediyor musunuz? Internete yalnızca
mesajlarınıza bakmak için bağlanıyor, sonra kendinizi surf yaparken mi
buluyorsunuz? Merak etmeyin bu soruların tümüne "evet" veya "hayır" olarak cevap
verdiğiniz takdirde ne kadar bağımlı olduğunuzu yani bağımlılığınızın seviyesini
ölçmek gibi bir niyetim yok.
Internetin eşsiz bir ufuk, bilgi kaynağı, kolaylıklar dünyası olduğunu kabul
ederek sanal bir dünya olduğunu unutmamamız gerekiyor. Onu yaşamımızın bir
parçası olarak kabul etmeli, fakat yaşamımızı ele geçirmesine, tek düşüncemiz
haline gelmesine izin vermemeliyiz. Teknolojideki gelişmelerin, yaşantımızı
kolaylaştıran yeniliklerin, tek dünyamız haline gelmesine hayatımızda olmazsa
olmaz koşul olmasına imkan vermememiz gerektiğini düşünüyorum. Sanal dünyanın
dışında da bir dünya olduğunu üstelik oradaki tatların, heyecanların,
duyguların, dostlukların, sevgilerin çok daha gerçek ve çok daha kalıcı olduğunu
hatırlatmak istiyorum. Internette edindiğiniz dostlarınızı, görüştüğünüz
kişileri gerçek dünyaya taşıdığınızda kalıcı olduğunu göreceksiniz.
Nesrin Kavak
e- posta:
nkavak@kutpo.com.tr
|