|
"Göze Batan" 07.06.2001 Günan Ülgen - netyorum.com / Sayı: 74
YOLSUZLUK ve ŞAŞKINLIK
Ekonomik kriz ve yaşadıklarımız, bir ülkenin değişim sancılarını
ortaya çıkardı. İnsanlarımızın, yaşanan ekonomik sorunun temel nedeninin aslında
tüketilen ülke kaynakları olduğunu anlaması uzun sürmedi ki zaten farkındaydık
toplum olarak .
Ülkemizde kemikleşmiş bir komisyon sistemi var, heryeri en alttan en üste kadar
sarmış durumda . Sistemden kılcal damarları ile beslenen binlerce asalak var ve
tek işleri sömürmek hatta hortumlamak. Yıllardan beri süregelen yolsuzluklar
sonunda öylesine bir açığa neden oldu ki ekonomistler hiç bir teoriye
sığdıramadılar yaşananı, buna imkan da yoktu, çünkü sorun ekonomik uygulamalarda
değil bu uygulamaların tamamen siyasal ve çıkarsal olarak yönlendirilmesinde idi
.
Son koalisyon hükümeti, hem sorunları çözülmesi gereken bir ülkeyi aldı hem de
kendilerine oy veren ve bağımlı oldukları görünmeyen çevrelere verilen sözleri
tutmak zorunda kaldı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı ve tükenen kaynaklar
hesaba katılmadığından denizin bittiğini görmediler ya da denizin dibinde hazine
aramak istediler. İşte bu anda beklenmedik bir toplumsal tepki ile karşılaştılar
çünkü insanlarımız soyulmaktan, ceplerindeki son kuruşlarının toplumun elit bir
kesimi tarafından ellerinden alınmasından ve saadet içerisinde yenmesinden
bıktılar, asalakları ise gördükleri zaman nefret daha da yükseldi .
Niyet mektubu , dış yardım gibi konulara gözlerimizi çevirmişken içeride olan
bir çok konudan uzak kaldık. Beyaz enerji, mavi dalga ve parti liderine karşı
çıkan bir Bakan var.
Toplumuzda hastalık haline gelen bir konuya dikkat çekmek istiyorum; ülkemizde
meydana gelen her sorunun, çeşitli görüşlerin ve çözüm getirmek için çaba veren
kişilerin onun bunun adamı olarak lanse edilmesi, şucu, bucu ya da bilmem kimin
adamı şeklinde tanımlar getirilmesi. Soruyorum sizlere bu toplum kendi
görüşlerini ortaya koymaktan yoksun mu? Kendi içinden yetişmiş kaliteli insanlar
ülkelerinde verimli olabilecek imkan bulamadıklarından yurtdışında görev
yaptıktan sonra ülkelerine döndüklerinde illa ki geldikleri ülkenin adamı mı
olmak zorundalar? Neden bilgi birikimlerinden faydalanmayalım, neden yüzleri
değiştirmeyelim?
Ortaya konan ekonomik program, Türkiye’nin ve hükümetin programı. Bir çok
çevrede IMF programı veya IMF’nin istediği şeklinde yansıttıkları zaman sanki
güdümlü bir ülke havasına giriyoruz. Ortada olan gerçek, geç kalınmış reformlar
ve tüketilen kaynaklar nedeni ile mecbur kalınmış bazı düzenlemeler . Kendi
programımızı kendimizin uygulaması gerekiyor fakat dış yardıma olan ihtiyacımız
bazı ekonomik düzenlemeleri ve yasal değişiklik şartlarını önümüze getiriyor.
Önemli olan mevcut krizden bir an önce çıkarak artık Türk toplumunun faydası
için gerekli olan kurumsal, bilimsel, siyasal ve ekonomik düzenlemeler için
projeler üretmek, kemikleşmiş yolsuzluk düzenini ortadan kaldırmak,
örümcekleşmiş ve üretmeyen kurumları revizyona tabi tutmak. Yazmaktan klavyem
aşındı. Artık toplum olarak şapkayı önümüze koymalı ve birey olarak
bilinçlenmeliyiz ki toplumsal değişimi ortaya çıkarabilelim .
Saygılarımla,
Günan Ülgen
e- posta:
gunan@bankaciyiz.com
Bankacıyız Mail Grubu
http://groups.yahoo.com/group/bankaciyiz
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|