| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Göze Batan" 02.08.2001 Günan Ülgen - netyorum.com / Sayı: 80

ÇAĞRI

Merhabalar,

Ben köşe yazarı olsa idim kesin aç kalırdım. Gülümsediniz değil mi? Neden gülümsediğinizi biliyorum "elinde istemediğin kadar malzeme var daha ne" diyorsunuz. Haklısınız ama sonuçta ortaya çıkan yemeğin tadı hep aynı, değişen ne? Değişen bir şey yok ama gene de olanı biteni bir daha gözden geçirelim belki gözünüzden kaçanlar olmuştur. Umarım sonuna dek sabırla okuyabilirsiniz.

Aç kalmak lazım ki nefsinizi terbiye edin derviş misali, bizim memlekette böyle adama öyle bir diyet uygularlar ki politik arenada zaman içinde nefsinizi terbiye eder onların ayak oyunlarını öğrenirsiniz. Yol zordur, yol patikadır, kimse kalmayabilir çevreniz de hatta insanlar öylesi bölünmüşlerdir ki, görüşlerin ardında ne düşündüklerini ve neleri savunduklarını bilemezler.

Suya dökülen mürekkep misali dibe çöküyor ve dipte koyulaşıyoruz. İtiraz edenleri duyar gibiyim, dipteyiz zaten!! Hayır daha değil. Diptekilerin üzerine, toplumun büyük bir kesimi dize getirilerek ekleniyor, terbiye ediliyoruz? Buna ihtiyacımız var çünkü yıllarca sustuk, yıllarca rüşvet alana "vay be yarasın", yolsuzluk yapana "helal olsun", işçi memuru savunana "hain", düşünüp yazana "enayi" dedik. Ama Avrupa'ya sucuk gönderip sosis yapmalarını öğreten bir ırkın ahvadı olanları göklere çıkardık, hiç bakmadık bizi yönetenlerin ufku ne kadar geniş, nasıl bir vizyona sahipler. Baktık mı? Bizler sağ, sol, laik, anti -laik, milliyetçi, sosyalist tanımları içerisinde hatta ve hatta aslında kökenleri ülke dışından doğan düşünceleri ögrendik.

Oysa bizim kültürümüzde tüm insanları uzlaşmacı bir şekilde manevi dünyada bir araya getirebilmiş büyük düşünürler var. Bu felsefeyi yoğurup kendimizi geliştirmek bir olmak birlik olmak yerine bizler bölündük, dalga geçtik, yazanı çizeni önemsemedik. Şimdi de hak etmedik diyoruz.

Böyle yönetilmeye layığız söylemine girmiyorum dikkat ederseniz. Bu yönetim şeklini yaratan ve büyümesini sağlayan gene bizleriz. Birlik olabilmeyi uzlaşmayı başarabilmiş, önceliği cebine değil toplum önceliklerine veren bir yapıya karşi elit tabakadaki küçük yüzde ne kadar karşı durabilir?

IMF ve Ankaranın derdi ne bilemiyorum ama,

1. Bu programı uygulamaya niyeti olan yok gibi. Vergi yardım vs paralar toplanıp sorunlar birazcık çözülür gibi olursa bu köyün âdetleri değişmez, eee, rahat sedirden yer sofrasına kim çökecek?

2. Güven sağlamak uğruna yapılan ne var, görebiliyor musunuz? Piyasalarda spekülatörlerin küçük yatırımcı ile kedi fare oyunu oynamasına izin veriliyor. Bir iki revizyon işe yarar mı? Umarım.

3. Seçime gidecek cesaret yok. Hiç bir parti ne kadar oy alabileceğini tahmin edemiyor. Bu arada yavaş yavaş da biz teklif ettik, onlar bozdu kavgaları yapılarak "istedik, engellediler" kavgası yapılıyor.

4. Vatandaş artık nefes alma sınırının altına düştü, dönüp bakan yok.

5. Yeni oluşumlar bencileyin kavgasında gözüküyorlar, bir yerde durup güç birliği yapılsa mı?


Vatandaşın kafasında daha derin bir şüphe - kimi için ise umut var. Bu politik sistemle bu iş yürümüyor, IMF ondan sorun çıkartıp duruyor. Bir teknokrat kabine atamak bence demokrasiyi becerememek sanki.

Sonuçta, her iki tarafın da bu sorunu biran önce çözme mecburiyeti var. Çünkü bu kadar ağır. reçeteye rağmen hala sessiz sedasız çözülmeyi bekliyoruz. En iyisi dünyaya kapıları kapatıp Shogun dönemindeki Japon yöntemlerini mi uygulasak? Çok barbarca mı dediniz? Biz medeni bir ülke olma yolundayız diyorsunuz.

O zaman sıramız geldiğinde her medeni ve ülkesinin sorunlarının farkında olan Türk vatandaşı olarak yeni oluşumlara kulaklarınızı ve gözlerinizi açınız. Ülke yönetimlerine aday olan platformlara sesleniyorum; temellerinizi mevcut sistemin görüşleri üzerine atmayınız, oy populizmi ve en iyi biziz kavgasından önce gelin ortak bir düşüncede uzlaşın. Bunun için buluşun tartışın. Eminim ki; kişisel çıkarlardan uzak toplum çıkarlarını gözeten insanlar çözümü bulacaklardır.

Hiç birimizin elinde sihirli değnek yok ama bu ülkenin sorunlarını aşacak yürek var dostlar, cesaret ve sabır.

Daha güzel bir Türkiye için...

Saygılarımla,  

Günan Ülgen
e- posta: gunan@bankaciyiz.com

Bankacıyız Mail Grubu

http://groups.yahoo.com/group/bankaciyiz 


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
80. Sayı önceki yazı 80. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye