|
29.11.2001 Ebru Türkol - netyorum.com / Sayı: 94
BENİM CEP TELEFONUM VAR!
İçinde bulunduğumuz çağda hızla gelişen teknoloji ile Kutuplar'da hatta Ay'da
bulunan biri ile rahatlıkla konuşabiliyoruz. Cep telefonları, internet, uydular
ve daha pek çok mucize keşfe sahibiz. Televizyonun düğmesine bastığımızda
dünyanın öbür ucunda neler olmuş bitmiş öğreniyoruz. Hatta naklen savaş bile
seyredebiliyoruz...
Aman ne güzel, ne büyük bir mutluluk bu! Peki en yakınımızda komşumuzun,
çocuğumuzun, eşimizin, anne babamızın, arkadaşımızın ne durumda olduğunu biliyor
muyuz acaba? Neler yaşıyor onlar? İçlerinde neler oluyor? Sorunları var mı?
Mutlular mı? Konuşuyor muyuz birbirimizle yeterince? Paylaşıyor muyuz
dertlerimizi, sevinçlerimizi? Ya da televizyonda bir film izler gibi mi
bakıyoruz onlara da? Geçiştiriyor muyuz, erteliyor muyuz söyleyeceklerimizi?
Kendimizi ifade etmekte başarı derecemiz nedir? İnsanlar bizi gerçek
kişiliğimizle mi yoksa kafalarında yarattıkları imajla mı tanıyorlar?
Devir iletişim devri... Ama bu sadece teknolojide... Oysa ki hala kuşaklararası
çatışmalar yaşanıyor, işçi işverenle, müslüman hıristiyanla, erkek kadınla kavga
edip duruyor... Yani bu kadar gelişme pek fazla değiştiremiyor nedense bizleri.
Televizyon karşısında saatlerce oturup şu artist ne yapmış, bu artist ne yapmış,
ne yemiş ne içmiş ile pür dikkat ilgilenirken yanıbaşımızda oturan kişinin ne
dediğini duymuyoruz bile... İlişkiler gün geçtikçe pasifleşiyor.
Hal hatır sormaktan, düşüncelerimizi konuşup ortak çözüm yolları bulmaktan,
birbirimizi anlamaktan, değer vermekten öykünüyoruz hala...
İletişim insan ilişkilerinin temel öğesidir. Ama bu elinde cep telefonu olan
birinin otobüs durağında önünüze geçme sebebi değildir. Bu durumda karşınızda
hala saygının ne olduğunun anlayamamış bir iletişim cahili bulunmaktadır. Yani
neye sahip olduğumuz da bizi bu çağın insanı yapmaya yeterli olmayabilir ne
yazık ki!...
Günümüzde başkalarına aykırı fikirler ileri sürdüğü için insanlar öldürülüyor.
Çocuklar, gençler okulda, evde saygı gören, fikirlerine önem verilen, tercih
şansları olan bireyler değiller. Kadınlar da öyle...
Oysa ki diğer canlılardan ayrıldığımız en büyük özelliklerimizden biri konuşmak,
düşündüğünü ifade etmek, paylaşmak...
Hele hele söz konusu olan şey sevgi sözcükleri ise daha bir cimrileşiyoruz
nedense... "Seni Seviyorum!" demekle sanki küçülüveriyoruz karşımızdaki insanın
karşısında. Ancak bu kısa cümlecik hepimizin ama hepimizin en çok ihtiyaç
duyduğu şey değil mi aslında? Ve yapılan araştırmalar ifade edilememiş sevginin
en büyük üzüntü ve pişmanlıklara neden olduğunu gösteriyor...
Çağımız İletişim Çağı... Ama bu sadece teknoloji de kalmasın. Robotlaşmış
insanlar olmaktan öteye gidemeyiz bu şekilde... En önemli özelliğimizi
geliştirmek yerine pasifleştirmeyelim... Ne demişler "Tatlı söz yılanı bile
deliğinden çıkarır" ya da "Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa
anlaşırlar"...
Sevgi ve Saygılarımla,
Ebru Türkol
e- posta:
barutt@turk.net
netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel
yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine
tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya
link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)
|