| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

29.11.2001 Ebru Türkol - netyorum.com / Sayı: 94

BENİM CEP TELEFONUM VAR!

İçinde bulunduğumuz çağda hızla gelişen teknoloji ile Kutuplar'da hatta Ay'da bulunan biri ile rahatlıkla konuşabiliyoruz. Cep telefonları, internet, uydular ve daha pek çok mucize keşfe sahibiz. Televizyonun düğmesine bastığımızda dünyanın öbür ucunda neler olmuş bitmiş öğreniyoruz. Hatta naklen savaş bile seyredebiliyoruz...

Aman ne güzel, ne büyük bir mutluluk bu! Peki en yakınımızda komşumuzun, çocuğumuzun, eşimizin, anne babamızın, arkadaşımızın ne durumda olduğunu biliyor muyuz acaba? Neler yaşıyor onlar? İçlerinde neler oluyor? Sorunları var mı? Mutlular mı? Konuşuyor muyuz birbirimizle yeterince? Paylaşıyor muyuz dertlerimizi, sevinçlerimizi? Ya da televizyonda bir film izler gibi mi bakıyoruz onlara da? Geçiştiriyor muyuz, erteliyor muyuz söyleyeceklerimizi? Kendimizi ifade etmekte başarı derecemiz nedir? İnsanlar bizi gerçek kişiliğimizle mi yoksa kafalarında yarattıkları imajla mı tanıyorlar?

Devir iletişim devri... Ama bu sadece teknolojide... Oysa ki hala kuşaklararası çatışmalar yaşanıyor, işçi işverenle, müslüman hıristiyanla, erkek kadınla kavga edip duruyor... Yani bu kadar gelişme pek fazla değiştiremiyor nedense bizleri. 

Televizyon karşısında saatlerce oturup şu artist ne yapmış, bu artist ne yapmış, ne yemiş ne içmiş ile pür dikkat ilgilenirken yanıbaşımızda oturan kişinin ne dediğini duymuyoruz bile... İlişkiler gün geçtikçe pasifleşiyor.

Hal hatır sormaktan, düşüncelerimizi konuşup ortak çözüm yolları bulmaktan, birbirimizi anlamaktan, değer vermekten öykünüyoruz hala...

İletişim insan ilişkilerinin temel öğesidir. Ama bu elinde cep telefonu olan birinin otobüs durağında önünüze geçme sebebi değildir. Bu durumda karşınızda hala saygının ne olduğunun anlayamamış bir iletişim cahili bulunmaktadır. Yani neye sahip olduğumuz da bizi bu çağın insanı yapmaya yeterli olmayabilir ne yazık ki!...

Günümüzde başkalarına aykırı fikirler ileri sürdüğü için insanlar öldürülüyor. Çocuklar, gençler okulda, evde saygı gören, fikirlerine önem verilen, tercih şansları olan bireyler değiller. Kadınlar da öyle... 

Oysa ki diğer canlılardan ayrıldığımız en büyük özelliklerimizden biri konuşmak, düşündüğünü ifade etmek, paylaşmak...

Hele hele söz konusu olan şey sevgi sözcükleri ise daha bir cimrileşiyoruz nedense... "Seni Seviyorum!" demekle sanki küçülüveriyoruz karşımızdaki insanın karşısında. Ancak bu kısa cümlecik hepimizin ama hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey değil mi aslında? Ve yapılan araştırmalar ifade edilememiş sevginin en büyük üzüntü ve pişmanlıklara neden olduğunu gösteriyor...

Çağımız İletişim Çağı... Ama bu sadece teknoloji de kalmasın. Robotlaşmış insanlar olmaktan öteye gidemeyiz bu şekilde... En önemli özelliğimizi geliştirmek yerine pasifleştirmeyelim... Ne demişler "Tatlı söz yılanı bile deliğinden çıkarır" ya da "Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşırlar"...

Sevgi ve Saygılarımla,

Ebru Türkol
e- posta: barutt@turk.net


netyorum.com: (Bu metnin elektronik, basılı veya görsel yayın organlarında tamamen veya kısmen yayınlanması yazarının yazılı iznine tabidir. Aksine davranılmaması önemle rica olunur. Alıntı yapılmadan bu sayfaya link verilmesi için herhangi bir izin gerekmemektedir.)


Yorum Ekle Yorumları Listele
94. Sayı önceki yazı 94. Sayı sonraki yazı
Yazarın Önceki Yazısı Yazarın Sonraki Yazısı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye